Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1966 E. 2025/5553 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1966
- Karar No
- 2025/5553
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/22 E., 2025/191 K. DAVA TARİHİ : 04.10.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Yıldızeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/162 E., 2024/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin eski eşi ..... ile birlikte ...’dan Türkiyeye gelerek ... yerleştiklerini, kızları Birsen’i okula yazdırdıklarını, davalının okulda öğretmen olduğunu, davalının müvekkili ile görüştüğü dönemde kendisine bana para gönder sana ... arsa/ ev alayım diyerek kendisini kandırdığını müvekkilinin de bazen toplu bazen de kısım kısım olmak üzere davalıya yüklü miktarda para gönderdiğini, bazen de müvekkilinin hesabından müvekkilinin bilgisi olmadan para akışı sağladığını, tarafların mesajlaşmalarında davalının inekleri satıp müvekkilinin parasını ödeyeceğini ifade ettiğini, mesajlardan müvekkilini para vermek konusunda kandırmaya çalıştığının da görüldüğünü, davalının kardeşinin dahi müvekkilinin kandırıldığını mesajlarında ifade ettiğini, davalının müvekkiline araba ( 60... ) aldırdığını ancak yine kandırarak aracı kendi üzerine tescil ettirdiğini, bedelinin müvekkilinin banka hesabından yapılan havalelerle ödediğini, davalıya yapılan havalelerin hepsini borç olarak yaptığını, davalının bir kısmını ödediğini, davalıya yapılan ödemelerin hepsinde borç şeklinde açıklama mevcut olduğunu, davalının da yaptığı ödemeleri borç ödeme açıklamasıyla yaptığını, ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, tarafların bir süre ilişki yaşadığını ilişkileri sona erince davacının huzursuzluk çıkarmak amacıyla bu davayı açtığını, ayrıca müvekkilini dolandırıcılık, cinsel saldırı suçlamalarıyla savcılığa şikayet ettiğini, müvekkilinin kendisine borç açıklamasıyla gelen tüm ödemeleri davacı hesabında borç ödemesi açıklamasıyla iade ettiğini, açıklama olmadan yapılan havalelerin borç ödemesi olduğunun kabul edildiğini, davacının yaptığı havalelerde borç olduğu açıklamasını yapacak bilince sahipken arabanın müvekkilinin üzerine yapılmasına müsaade etmesinin tutarsız bir davranış olacağını, ayrıca müvekkilinin aracı (yeni plaka 58... ) davalıya devrettiğini, daha sonra müvekkilinin durumu düzelince aracı tekrar davalıdan satın aldığını, satış bedelini davacıya ödediğinin araç satış sözleşmesinde davacının beyanı ile sabit olduğunu, araç davacının parasıyla satın alınmış olsaydı davacının tekrar müvekkiline devretmeyeceğini, müvekkilinin kredi kartının davalı tarafından kullanıldığını, evinin kirasının 1yıl kadar (yaklaşık 18.000,00 TL) müvekkili tarafından ödendiğini, davacının mide küçültme ve mide fıtığı ameliyatının ücreti olan 10.000,00 TL nin müvekkiline ait kartlardan ödendiğini, kredi kartları için 2.000,00 TL tutarında hayat sigortası yaptırdığını, müvekkilinin bankadan 14.000 dolar çekerek davacıya verdiğini ve davacının da banka hesabına 13.800 dolar yatırdığını, davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alınan bilirkişi raporlarıyla davacının ... ... Şubesinde ve ... ... şubesinde bulunan hesaplarından davalıya toplam 334.048,00 TL para gönderimi yaptığı, davacının ... ... Şubesinde bulunan hesabına davalı tarafından farklı tarihlerde toplam 678.000,00 TL gönderildiği, davacının itiraz dilekçesinde belirttiği davalı tarafından davacının hesabına yapılan 12.07.2018 tarihli 450.000,00 TL tutarlı havalenin dekontundaki açıklamada "borç ödemesi" ibaresinin yazı olduğu ancak bu borcun ne zaman ve ne şekilde verildiğine dair dosya kapsamında ve davacının banka hareketlerinde bir kayda rastlanmadığı, davacı vekilinin talebi doğrultusunda yapılan incelemede davacı adına kayıtlı ... ... şubesinde bulunan hesabından 12.07.2018 tarihinde nakit para çekimi yapılmadığı söz konusu tarihte davalı tarafından davacı adına 450.000,00 TL geldiği ve davacının gelen tutarı vadeli hesabına aktardığının tespit edildiği, buna göre, davacının davalıdan alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gibi alınan bilirkişi raporu sonucu davalının davacıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın, inanç sözleşmesi kapsamında alacak talebine ilişkin olduğu, dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının alacağını yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, kararın yasaya uygun gerekçeyi içermediğini, davalının inekleri satayım senin paranı vereyim şeklinde mesajlarının olduğunu, davalının müvekkilini kandırdığının sabit olduğunu, aracın satış bedelini müvekkilinin ödemesine rağmen davalı üzerine tescil edildiğini, müvekkilinin davalıya yaptığı ödemelerin tamamını borç olarak açıklamasıyla yaptığını, davalının borcun bir kısmını halen ödemediğini, davalının müvekkilinin hesaplarını onun rızası olmadan kullandığını, dosyada mevcut diğer bankalar için de inceleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin 12.07.2018 tarihinde ... hesabından 450.000,00 TL çekerek davalıya verdiğini davalının kendi parasıymış da borç ödemesi yapmış gibi aynı gün müvekkiline parayı havale ettiğini, müvekkilinin huzura çağrılarak bir tercüman vasıtasıyla hangi bankalardan davalı tarafa borç para gönderdiğinin sorulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hile nedeniyle gönderilen paraların iadesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen karardaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 25.maddesinde yer alan taraflarca getirilme ilkesi ile 194. maddesinde belirtilen somutlaştırma yükümlülüğü gereği hangi tarihte hangi banka aracılığıyla para gönderildiğinin davacı tarafça ileri sürmesi gerektiğinin bu konuda Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğünün bulunmadığının açık olmasına, belirlenen banka hesapları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalının davacıya, davacının davalıya havale ettiği tutardan daha fazla havale yaptığının tespit edilmiş bulunmasına, fazlaya dair iddialarını ispat edememiş olmasına, dava konusu edilen aracın davalıdan davacıya sonra yine davacıdan davalıya satış suretiyle devredildiğinin ve aksinin ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.