Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1954 E. 2025/5385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1954
Karar No
2025/5385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1257 E., 2025/155 K. DAVA TARİHLERİ : 22.09.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1472 E., 2023/319 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; asıl ve birleşen 2022/1473 E., 2022/1474 E., 2022/1476 E., 2022/1477 E., 2022/1478 E., 2022/1479 E. sayılı davalarda kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen miktarlar (asıl davada 183.446,02 TL, birleşen 2022/1473 Esas sayılı davada 33.471,11 TL, birleşen 2022/1474 Esas sayılı davada 47.507,87 TL, birleşen 2022/1476 Esas sayılı davada 41.979,58 TL, birleşen 2022/1477 Esas sayılı davada 28.491,22 TL, birleşen 2022/1478 Esas sayılı davada 23.942,28 TL, birleşen 2022/1479 Esas sayılı davada 8.704,91 TL) Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığından; davalının bu davalara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Temyiz eden davalının birleşen 2022/1475 E. sayılı davaya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulü ile Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili birleşen davalarda; davalı şirketçe müvekkilin kaçak elektrik enerjisi kullandığı bahsiyle aleyhine Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2021/8865 sayılı takip dosyasında takip başlattığına .... İlinde çiftçilik ile uğraşan, müvekkilinin 3318323 tesisat numaralı tarımsal aboneli kuyusundan suluma yaptığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bahsedilen icra dosyalarında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davacının arazisinde bulunan tarımsal sulama trafosunda kaçak elektrik kulladığının tespit edilerek, tutanak tutulduğunu, fotoğrafların tutanağa eklendiğini, kaçak kullanımın sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; menfi tespit davasının niteliği gereği ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, dava konusu menfi tespit isteminin kaçak tespit tutanağı üzerine düzenlenen tahakkuka ilişkin bulunduğu, davalı tarafın, dava konusu tahakkuk nedeniyle alacağın varlığını ve miktarını ispat külfeti altında olduğu, davalı tarafa 6100 sayılı Kanunun 1 39... /5 maddeleri uyarınca ihtarlar yapıldığı ve ayrıca özel hukuk tüzel kişisi olan davalı tarafın aynı Kanunun 195. maddesi uyarınca elinde bulunan delilleri sunması gerektiği bunun için ayrıca davalı şirkete müzekkere yazılmasının anılan madde uyarınca mümkün olmadığı, ön inceleme tensip tutanağının davalı tarafa 08.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça iki haftalık kesin süre içerisinde bilgi ve belge sunulmadığı, ön inceleme duruşmasında Kanunun 1 39... /5 maddeleri uyarınca kesin süre içinde bilgi ve belge sunmayan davalının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, ispat yükü üzerinde olan davalının iddiasını ve alacağını ispat edemediği gerekçesiyle; ıslah dilekçesi doğrultusunda açılan ve birleşen davanın kabulüne; davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun dosya kapsamına göre ispat edilememesi nedeniyle kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın niteliğine göre alacağın varlığına dair ispat külfeti kendisinde bulunan davalı tarafa, İlk Derece Mahkemesince 03.11.2022 tarihli öninceleme tensip zaptıyla "ç-)Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği." hususunda ara karar kurulduğu, 6100 sayılı Kanunun 139/ç maddesine uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtarın 02.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafın verilen süre içerisinde belge ve delillerini sunmaması üzerine 20.12.2022 tarihli duruşma celsenin 4 nolu ara kararında; aynı Kanunun 140/5 maddesi gereğince; alacağın ispatlanamamış olması nedeniyle davanın kabulüne ilişkin verilen kararın, yerinde bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece tahkikat için ayrı bir duruşma günü tayin edilerek müvekkilinin usulüne uygun gösterdiği deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu işlemler yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin açıklama, ispat, savunma haklarının kısıtlanmasına sebebiyet verdiğini, davacıya ait tarımsal sulama tesisinde yapılan kontrolde kaçak/usulsüz enerji kullandığının tespit edilerek hakkında tutanak tutulduğunu, tahakkuk edilen miktarın mevzuata uygun olarak belirlendiği, tutanak mümzilerinin dinlenilmediğini, hâkimin aydınlatma görevini yerine getirmediğini, kaçak tutanağının aksini iddia eden davacı tarafın bunu resmi belgeler ile ispatlaması gerektiğini, davacının arazisinin kendiliğinden sulanabilen arazi olmadığını, ÇKS kayıtlarına göre devletten sulu tarım desteklemesi almasının, elektrik enerjisinden yararlanmadığı yönündeki beyanını da çürüttüğünü, davacının ektiği ürünler dikkate alındığında yörenin iklim şartlarına göre suya fazla ihtiyaç duyan ürün çeşitleri olduğunu, davacıya ait arazide tarımsal sulama trafoları olduğunu ve sulamasını bu trafolarla yaptığını, müvekkili şirketin alacağının yasal olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle ispat yükü üzerinde olan davalının İlk Derece Mahkemesinin usulüne uygun olarak yaptığı ihtara rağmen süresinde kaçak elektrik tespit tutanaklarını dosyaya ibraz etmediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin asıl ve birleşen 2022/1473 Esas, 2022/1474 Esas, 2022/1476 E., 2022/1477 E., 2022/1478 E., 2022/1479 E. sayılı davalar yönünden miktar itibariyle ayrı ayrı REDDİNE, 2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan birleşen 2022/1475 E. sayılı dava hakkında verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1954, K. 2025/5385, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1954-e-2025-5385-k-9de7208f46fc