Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1919 E. 2025/5045 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1919
Karar No
2025/5045
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1352 E., 2025/536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/311 E., 2021/690 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin sıfır diye davalıdan satın aldığı ürünün aslında .. model değil, .. model ve ikinci el olduğunun sonradan anlaşıldığını, buna göre de .. .. (..) .. ultrasonografı cihaz satışının iptal edilerek ödenen 72.000,00 USD'nin (fiili ödeme tarihindeki rayiç değeri üzerinden) davalıya ödendiği tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile iadesine; bunun mümkün olmaması halinde, cihazın ödeme anındaki gerçek (ikinci el) değerinin tespiti ile sıfır ve .. model zannedilerek fazla ödenen kısmın ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu cihazın davacının iddiasının aksine sıfır yani kullanılmamış şekilde davacıya satıldığını, davacının 2006 yılında satın aldığı dava konusu cihazın içinde 2003 yılına ait parçalar bulunduğu yönündeki iddiasının da doğru olmadığını, kaldı ki .. yılı cihazın içinde .. model bir parça bulunabileceğini, bu hususun ürünü ayıplı hale getirmeyeceğini, davacının 2006 yılında satın aldığı bir cihaz için 2016 yılında ayıp, hile, aldatma vb. gerekçelerle tazminat talep etmesinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davaya konu makineyi 22.09.2006 tarihinde davalıya toplam 72.000,00 USD ödeyerek satın aldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davaya konu cihazın 2003 model olmadığı, cihazın 2006-2007 olma olasılığının yüksek olduğu, seri numarasına göre cihazın 2006-2007 yıllarında üretildiği ve cihazın sıfır bir cihaz olmadığı, cihazın sonradan toplandığı (upgrade), yapılmış bir cihaz olduğu, cihazın daha önce içi açılıp müdahale gördüğü, cihazın hdd si üzerinde yapılan incelemede ise, 2003 yılına ait bir temp dosyasının bulunduğu, cihazın en son 11.06.2006 tarihinde kullanıldığı anlaşılmakla davaya konu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu görülmekle davalının zamanaşımı itirazının yerinde bulunmadığı, her ne kadar davacı asli talebinde sözleşmeden dönme hakkını kullandığını beyan etmişse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 227. madde hükmüne göre sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesi için durumunun bu talebi haklı göstermesi gerektiği, somut olaydaki ayıbın niteliği nazara alındığında makinenin kullanılamaz olmadığı, hatta davacı tarafça da kullanılabildiği ancak makinenin sıfır gibi satıldığı, ne var ki sıfır olmadığı kullanılmış olduğu nazara alınarak asli talep olan sözleşmeden dönme talebi yerinde görülmeyerek sadece ayıbın anılan maddenin devamındaki düzenleme uyarınca takdiren satış bedelinin indirilmesine karar verilerek satış bedelinden dosyaya sunulan 07.06.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca cihazın ayıplı hali ile 18.01.2007 tarihindeki rayiç değerinin 45.000,00 USD olabileceği tespit edilmekle bu bedelin satış bedeli olan 72.000,00 USD'den düşülmesi suretiyle bulunan bedelin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle; davacının sözleşmeden döndüğünün tespiti ile 72.000,00 USD alacak isteminin reddine, davacının fer'i talebinin kabulü ile 27.000,00 USD'nin (Amerikan Doları)'nın ödeme tarihi olan 22.09.2006 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi hükmünce bankalarca USD’ye uygulanan en yüksek yıllık mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme gününde T.C. .. Bankasının efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu ultrasonografi cihazının ikinci el olarak ithal edilip davacıya satıldığı, satış işleminde davacının cihazın sıfır olarak satın aldığını bildiği bilgileri bir arada değerlendirildiğinde, davalının ağır kusur ve hilesi sebebiyle zamanaşımının işlemeyeceğinden davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, satıcının hilesi nedeniyle sözleşmenin iptali istemini reddettiği, satışa konu cihazın 18.01.2007 tarihinde davacı alıcıya teslim edilmesinden dava tarihine kadar bir yıldan fazla zamanın geçtiği dikkate alındığında hile nedeniyle sözleşmenin iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı, dava ve satışa konu cihazın gizli ayıplı olduğunun belirlenmesine ve bu cihazın teslim tarihi olan 18.01.2007 tarihinden bugüne değin davacı nezdinde bulunmasına göre, davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi isteminin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı ve bu nedenle de cihazın satış bedelinde indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davaya ve satışa konu ultrasongrafi cihazı ile ilgili olarak davacının istinaf dilekçesinde belirttiği bedele ilişkin bilirkişi raporuna göre yapılan değerlendirmelerin de dava konusu cihazın satış tarihi ile satış bedeline ilişkin sunulmuş faturalarda belirtilen rakamların yanında, davaya konu cihazın satış tarihindeki rayiç değerinin tespiti için dosya kapsamında yapılan yazışmalar neticesinde verilen cevaplar, alınan bilirkişi raporları ile yapılan tespitler ve dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmelere göre yerinde olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespitlerde, detaylı açıklamalara yer verildiği, ulaşılan sonuçlara ilişkin sebepler de açıklanarak neden-sonuç ilişkisinin kurulduğundan rapora yönelik itirazların da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu cihazın sıfır yani kullanılmamış şekilde davacıya satıldığını, 30.06.2020 tarihli kök rapor ve 07.06.2021 tarihli ek raporda davacının iddialarının aksine cihazın .. model olmadığı, cihazın 2006-2007 olma olasılığının yüksek olduğu, seri numarasına göre cihazın 2006-2007 yıllarında üretildiği belirtilip bu durumun ispatlandığını, dava konusu cihaz yurtdışından getirtilmiş olup, sıfır olmayan bir cihazın gümrükten geçirilmesinin de mümkün olmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda cihazın daha önce içinin açıldığı, müdahale gördüğünün belirtildiğini, müvekkilinin dava konusu cihaza müdahalesi olmamakla birlikte bu cihazın kim tarafından açıldığı, kim tarafından hangi tarihte müdahale edildiğinin belirtilmediğini, dava konusu cihaz dava tarihi itibariyle 10 yıllık bir cihaz olup muhtemelen defalarca davacı tarafından içi açılıp müdahale edildiğini, dava konusu cihazda kullanılmaya başlamadan önceki tarihe ait bir verinin bulunmasının cihazın ikinci el olduğu sonucunu doğurmayacağını, davacının davasını ispat edemediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı ürün satışı iddiasına dayalı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi ile satış bedelinden indirim istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalının ağır kusur ve hilesi sebebiyle zamanaşımının işlemeyeceğinden davalının zamanaşımı def'inin yerinde bulunmamasına, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu taraf ve yargı denetimine elverişli olup dava konusu ürünün ayıplı olduğu tespit edildiğinden Derece Mahkemelerince söz konusu rapor hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1919, K. 2025/5045, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1919-e-2025-5045-k-c2cf6ba92654