Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1497 E. 2025/4794 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1497
Karar No
2025/4794
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2016 E., İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/412 E., 2024/493 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının, davalılardan ...'ın çalıştığı ve diğer davalı ...'ın sahibi olduğu işyerinden mutfak tüpü sipariş ettiğini, davalı ...'ın davacının evine gelerek tüpü taktığını ancak ocağın yanmadığını, bunun üzerine davalının bir tüple daha geldiğini, tüpün fazla dolu olduğunu söyleyerek ilk takılan tüpteki fazla gazı evin içerisine boşalttığını, sonrasında tüpün çalışıp çalışmadığının denenmesi için çakmağın çakılması ile patlama meydana geldiğini, bu patlamada davacının hayati tehlike bulunacak şekilde yaralandığını, evde de maddi hasarın meydana geldiğini, bu olayda davacının kusurunun olmadığını ve davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek; 20.000-TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL bakım masrafının ve 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, patlamanın dedantör arızasından kaynaklandığını, kusur oranının tespitinin gerektiğini, davalı tarafın davacıya tazminat ödemesi yaptığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zarara ilişkin olduğu, arabuluculuk yönünden 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesinde sayılarak istisna tutulan dava türlerinden olmadığı, dava açılmadan önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu, bu hususun tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği, dava açıldığı sırada Asliye Hukuk Mahkemesinde arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmemişse de; 27.09.2024 tarihli görevsizlik kararı sonrası dosyanın tevzi edildiği Tüketici Mahkemelerinde davanın açıldığı tarihe göre arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu, görevsizlik kararı sonrası da eksikliğin giderilmeden dosyanın mahkemeye tevdiinin sağlandığı, dosyanın tevdiinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun yasanın aradığı dava şartını sağlamadığı gerekçesiyle; davanın HMK'nın 114/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istikrar kazanan Yargıtay uygulamasında; görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye kaydı öncesinde dava şartı olan arabuluculuk koşulunun yerine getirilmesi durumunda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilemeyeceğinin kabul edilmekte olduğu, dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine 27.09.2024 tarihinde kaydedildiği, arabuluculuk bürosuna ise; dosyanın mahkemeye tevzinden sonra 30.09.2024 tarihinde müracaat edildiği, bu durumda Tüketici Mahkemesine geldiği tarih itibariyle arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğu ve mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/616 E., 2023/2371 K. sayılı ve 21.09.2023 tarihli kararı ve HMK'nun 115. maddesi gereğince; giderilebilir bir dava şartı noksanlığı bulunduğundan ve arabuluculuk dava şartı yerine getirildiğinden mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı hizmet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 7251 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile, 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesinden sonra gelmek üzere “Dava şartı olarak arabuluculuk'' başlığıyla eklenen 73/A maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6502 sayılı Kanun'un 73/A-1.maddesinde a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar, b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar, ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda ise dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle görevsizlik kararının kesinleştiği 11.09.2024 tarihinden Tüketici Mahkemesinde esasa kaydedildiği tarih olan 27.09.2024 tarihine kadar arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1497, K. 2025/4794, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1497-e-2025-4794-k-338e8c028acf