Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1224 E. 2025/5256 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1224
Karar No
2025/5256
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2024/483 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ile davalılardan ... EDAŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... Orman İşletme sınırları içerisinde bulunan ... Beldesi, ... Köyü, .... Mevkii 155, 156, 157 nolu bölmelerinde 18.06.2009 günü orman yangını meydana geldiğini, şefliklerince tutulan tutanaklar ile Jandarma tarafından tutulan tutanaktan ve tanık ifadelerinden; yangının davalılardan ..... ait evin avlusunun dışında bulunan elektrik direğinden veya evin bahçesinde bulunan su kuyusundan su çekebilmek amacıyla bahçeye çektiği elektrik kablolarının açık bırakılması nedeniyle birleşme yerinden çıkmış olabileceğinin tespit edildiğini, olayla ilgili Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/424 E. sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, orman yangını nedeniyle müvekkili İdarenin toplam 1.367.786,15 TL zarara uğradığını ileri sürerek; söz konusu zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; yangın ile görevli olduğu ... ... faaliyetleri arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığını, soruşturma dosyasında, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarında ve şirketleri tarafından yaptırılan resmi tespit sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, yangının ...'e ait AG şebeke hattından kaynaklanma ihtimalinin bulunmadığının tespit edildiği, yangının mülkiyeti, işletmesi, bakımı ve sorumluluğu diğer davalı ...'ya ait olan elektrik kabloları nedeniyle çıktığını savunarak, davanınn reddini istemiştir. 2. Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili; yangın ile müvekkili şirketin faaliyetleri arasında illliyet bağı bulunmadığını, yangının davalılardan ... ait elektrik kablolarından çıktığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, yangının elektrik tellerinin rüzgarın etkisiyle birbirine çarpması ve kıvılcım çıkarması sebebiyle çıktığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 4. Diğer davalılar; davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.02.2015 tarihli kararıyla; talep edilen zarardan davalıların sorumlu tutulabilmesi için zararın davalıların eylemleri sonucunda meydana gelmiş olması gerektiği, haksız fiil şartlarından kusur ve illiyet bağının yargılamaya konu bu davada incelenmesi gerektiği, ceza davasında davalıların kusurlu oldukları kanıtlanamadığından sanıkların beraatine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, dava konusu zarar ile davalılar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından meydana gelen zarardan davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan ... vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 10.10.2017 tarihli ilamla; somut olayda, davalıların orman yangınına neden olma suçundan dolayı yargılandıkları, yapılan yargılama sonucunda sanıkların delil yetersizliğinden beraatlerine karar verildiği, bu durumda ceza mahkemesi tarafından sanıklar hakkında verilen beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı, bu itibarla Mahkemece uzman elektrik bilirkişisinin de içinde bulunduğu, konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, öncelikle yangının çıkış nedeninin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, davalıların bu yangının meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı konusunun net olarak tespit edilmesinden sonra sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 61-64. maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişinin, davada taraf sıfatını kazanamayacağı, davalı ... tarafından davanın ... İnşaat Ltd.Şti.ne ihbarının talep edildiği, ... İnşaat tarafından davaya müdahale talebinde bulunulmuş ise de Mahkemece bu konuda bir karar verilmemesine karşın hükümde taraf sıfatı olmayan ihbar olunan ... İnşaat Ltd. Şti. lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu yangının meydana geldiği yerde ilk yapılan tespitler ve aşamalarda alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde; yangının meydana gelmesinde en muhtemel etkenlerin, elektrik hattının değişen sıcaklığa bağlı olarak tellerin genleşip birbirine teması veya davalı ...'ya ait olduğu bildirilen taşınmazda yer alan su kuyusundan su çekmek için yerleştirildiği beyan edilen kabloların açıkta bırakılması olabileceği, bununla birlikte, gerek olay yerinin sonraki durumuna ilişkin fotoğraflar, gerekse elektrik mühendisi uzmanların yangının enerji nakil hattından meydana gelmiş olabileceğine yönelik gerekçeli ve açıklamalı 05.02.2021 tarihli raporda yer alan açıklamaları, yangın günü hava sıcaklığının 38 derece olması, havaların sıcak olduğu yaz döneminde elektrik tellerinde genleşmeye bağlı sarkmanın ve buna bağlı zaman zaman temasın ve arızanın meydana gelmesinin herkesçe bilinen ve olağan sayılan bir durum olduğu, ceza yargılamasında alınan tanık ifadeleri, 28.01.2011 tarihli raporun 3. sayfasında yer alan değerlendirmeler, 14... nolu direklerin kablolarının yangın sonrasında burkularak birleştirilmiş olması ve güçlendirme yapılmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; yangının, elektrik tellerindeki genleşme neticesinde tellerin birbirine temas etmesi nedeniyle çıkan kıvılcımların aşağıda yer alan otları tutuşturması sonucu meydana geldiği yönünde kanaat oluştuğu, elektrik enerjisi nakli ve dağıtımı faaliyetinin, tehlikeli işletme faaliyetlerinden olduğu, önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu taktirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işletenin müteselsilen sorumlu olacağı, elektrik tellerinin verdiği zarardan ise davalılardan ... EDAŞ'ın sorumlu olacağı, tazminat hesabı yönünden yapılan değerlendirmede ise, bilirkişi tarafından yapılan orman emvalin zarar görmesine yönelik tazminatın, bu emvalin tamamen yok olmuş kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, bunların hesaplanan değerinde %10 zararın oluşacağına yönelik değerlendirmesi ile bir kısım orman emvalinin satılarak değerlendirildiği yönündeki tespitleri dikkate alınarak, orman emvalinden kaynaklanan zarar 35.452,93 TL kabul edilerek, yangın söndürme giderlerinden uçak ve helikopter masrafı olarak bildirilen 324.291,50 TL ve 299.602,59 TL'nin mahsubuyla talep edilebilecek tazminatın 414.579,01 TL olduğu, hüküm kurulması sırasında sehven işlem hatası yapılarak 415.174,35 TL yazıldığı fark edilip maddi hata niteliğinde olan bu hususun gerekçeli karar yazımı sırasında düzeltildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 414.579,01 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... EDAŞ'tan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalılardan ... EDAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; bilirkişi raporunda talep ettikleri alacak kalemlerinden sadece yanan ağaç zararı (gerçek zarar) kaleminin hatalı şekilde 35.352,92 TL olarak hesaplandığını, oysa ki bu zarar kalemlerinin 354.529,26 TL olduğunu, müvekkili Kurum zararı belirlenirken suç tarihindeki durumun dikkate alınması gerektiğini, müvekkili Kurumun meydana gelen yangın nedeniyle büyük zarara uğradığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... EDAŞ vekili; müvekkili şirketin faaliyetleri ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarının tamamında dava konusu yangın ile müvekkili şirket faaliyetleri arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığının açıkça ortaya konulduğunu, hükme dayanak bilirkişi ek raporunun dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu düzenlendiğini, söz konusu raporda müvekkili şirkete atfedilen kusuru kabul etmediklerini, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, davacının talep ettiği akaryakıt gideri, işçilik, prim gideri vb. giderlerin kendi sorumluluğunda olduğunu, bilirkişi raporunda zarar olarak belirtilen bedellerin davacı İdare sorumluluğunda olup müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, müvekkili yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, orman yangınından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında yer alan deliller, ceza dosyası kapsamı, bozma sonrası alınan 05.02.2021 tarihli heyet raporu ile 16.06.2023 tarihli heyet kök raporu ve 23.06.2024 tarihli ek rapor nazara alındığında; davaya konu yangının Enerji Nakil Hattı iletkenlerinde meydana gelen arktan çıktığının tespit edilmesine, hükme esas alınan söz konusu rapor ile önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesine, davacı Kurumun zarar talebi yönünden ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin kapsamına ve özellikle yanan ağaç zararına yönelik 35.452,92 TL'lik hesaplamanın da usul ve yasaya uygun bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı ... şirketine yükletilmesine, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1224, K. 2025/5256, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1224-e-2025-5256-k-184bc14698a2