Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/2137 E. 2026/10673 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2137
- Karar No
- 2026/10673
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütünün Propagandasını Yapmak
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1385 E., 2025/1780 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/45 E., 2025/115 SUÇ : Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak HÜKÜM : TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararına dair istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü; Sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik bulunduğu belirlenerek, vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 3 24... uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325 inci maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında "cezaya veya güvenlik tedbirine" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir. Anılan Kanun'un “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327 nci maddesindeki düzenleme ise açıkca anlaşılacağı üzere, yalnızca "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı" kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağana dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi halinde 327 nci maddesinin kıyas yolu ile uygulama olanağı da bulunmadığından, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaklı olmadığından, sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin CMK’nın 302/1. maddesi gereğince reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.