Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/5327 E. 2026/7700 K. – Suçtan Kaynaklana

Konu: Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5327
Karar No
2026/7700
Karar Tarihi
Konu
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2022/853 esas, 2023/860 sayılı kararı İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve2016/471 esas, 2022/448 sayılı kararı SUÇ : Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama HÜKÜM: Sanıklar ... ve ... hakkında TCK’nın 282/1, 282/4, 62, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZ EDİLEN KARAR: Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.09.2024 tarihli ve 2024/2407 esas, 2024/11847 sayılı kararı İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 12.09.2024 tarih ve 2024/2407 esas, 2024/11847 sayılı karara CMK'nın 308. maddesi gereğince itiraz edilmekle; CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusu değerlendirildi: İtiraz nedeni incelendiğinde; Olay tarihinde ... Cumhuriyet Savcısı ... ve bir kısım Cumhuriyet Savcıları tarafından sanıklar hakkında yürütülen soruşturma sırasında işlemlerde bulunulup neticesinde kamu davası açılıp hüküm kurulduğu olayda; soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ...'in Bölge Adliye Mahkemesi üyesi seçilmesinden sonra anılan işin istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi üyesi olarak görev yapmasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 22/1-g maddesi uyarınca hakimin davaya bakamayacağı hal olarak değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçelerine yönelik olduğu görülmüştür. Dosya incelendiğinde; Sanıklar hakkında inceleme konu eylemden dolayı soruşturma yürütüp "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun şüphelilerce oluşturulan örgüt kapsamında işlenen bir suç olduğu, liderliğinin şüpheli ... G., yöneticiliğinin ise şüpheli ... G. tarafından üstlenildiği, diğer şüphelilerin ise örgüt üyeleri olarak örgütün faaliyetleri kapsamında isnat edilen suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunu işledikleri" gerekçesiyle 21.02.2014 tarihli 6526 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile mülga edilen Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2023 tarih, 2011/13662 soruşturma, 2013/147 karar numaralı görevsizlik kararını tanzim eden (...) sicil numaralı savcı ...'in, aynı dosyanın istinaf incelemesindeki karara da üye olarak katıldığının anlaşılması karşısında; 5235 sayılı Kanun'un 33. maddesi gereğince adli yargı İlk Derece Mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerine ve sulh ceza hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmaması, anılan görevsizlik kararının kendine özgü ve iddianame niteliğinde kararlardan olduğu, görevsizlik kararının (suç belirlemesi yapılarak) içeriğinin belirlenmesinin ihsas-ı rey niteliğinde olduğu, kararı veren merciin kendisini aynı zamanda iddia makamı yerine koyduğu, Hakim aynı davada Cumhuriyet Savcılığı yapmışsa hakimlik yapamayacağı ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.20 14... -538, 29 sayılı Kararlarına nazaran; 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 12.09.20214 tarihli ve 2024/2407 esas, 2024/11847 karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, 3. Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Katılan Kurumun suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanıklar hakkında soruşturmayı yürüten ve görevsizlik kararı veren (...) sicil numaralı savcı ...'in mahkemenin kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde (CMK. m. 289/1-a) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf kanun yolu incelemesine üye hakim sıfatıyla katılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 22/1-g maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/5327, K. 2026/7700, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-5327-e-2026-7700-k-59d8af71e3cf