Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/22633 E. 2025/1189 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Silah Sağlama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/22633
- Karar No
- 2025/1189
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Silah Sağlama
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/381 E., 2023/619 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/471 E., 2023/226 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne silah sağlama HÜKÜM : TCK'nın 315/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. TCK'nın 315. maddesinde düzenlenen suç, örgüte yardımın özel bir şeklidir. Madde ile, devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla, bunların amaçlarını bilerek; üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden önem arz eden benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi ve depolanması bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve suçla korunan hukuki yarar dikkate alınarak örgüte yardım suçuna göre daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Görüldüğü üzere suçun maddi unsuru failin, “üretmek, satın almak, ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmek” veya “nakletmek” ya da “depolamak” şeklinde sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirmesidir. Suçun manevi unsuru ise, bu eylemlerin, örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2009 tarih ve 2008/9-78 Esas, 2009/39 sayılı Kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bu suçun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekmektedir. Silahlı terör örgütlerinin üyesi olan failin bu seçimlik hareketleri gerçekleştirmesi halinde ise örgüt üyesi olmaktan TCK'nın 314/2 ve patlayıcı madde bulundurulması suçundan ayrıca TCK'nın 314/3, 220/4 üncü maddeleri delaletiyle TCK'nın 174/1-2 nci maddesi uyarınca cezalandırılması gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında temyiz istemleri değerlendirildiğinde; 21.02.2016 günü gelen ihbar üzerine yakalanan tehlikeli maddelerin ve 6136 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi kapsamındaki sayı ve nitelik bakımından vahim olan silahların taşınması için ...'e açık hat ve milislerin bilgilerini vererek talimat verdiği ve organize ettiği, sanığın kırsal kadroda bulunan örgüt mensupları ile irtibatlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde yer alması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme ve 6136 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi kapsamındaki sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçlarından dava açılması için gereğine tevessül edilerek açılan davanın iş bu dava ile birleştirilerek birlikte görülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.