Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/22478 E. 2024/6703 K. – Anayasal Düzeni

Konu: Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/22478
Karar No
2024/6703
Karar Tarihi
Konu
Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/216 E., 2023/95 K. KATILANLAR : ..., Türkiye Cumhuriyeti ..., SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/5920 Esas, 2022/3798 sayılı bozma Kararı üzerine; 1- Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2022/216 Esas, 2023/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2-Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Ulaşılan kanaatin dosyadaki delil durumuna ve suç tanımına aykırı olduğuna, 2- Dosyaya konu eylemlerinde hataya düşüldüğüne, 3- Lehe delillerin ve anlatımların değerlendirilmediğine, 4- İtibar edilmeyen deliller yönünden nedenlerinin gerekçelendirilmediğine, 5- Mahkumiyete yeterli delil olmadığına, 6- Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 7- Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, tam aksine garantör sıfatının geektirdiği şekilde eylemlerde bulunduğuna, 8- Bir kısım deliller toplanmadan eksik araştırma sonucu karar verildiğine, 9- Kararın delillere, hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, 10- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, Katılan kurumlar vekilinin (aleyhe) temyiz sebepleri özetle; 1- Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2- Dosya kapsamına, olayın oluş şekline, suç kastının ağırlığına ve meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre; sanık hakkında indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 3- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında tutuklanma tarihinin 21.07.2016 tarihi yerine 21.06.2016 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, olay günü vekaleten İlçe Jandarma Komutanı olarak yüzbaşı rütbesi ile görev yapan sanığın eylemlerinin neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel mahiyet taşıdığı kabul edilen eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ve katılan kurumlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2022/216 Esas, 2023/95 sayılı Kararında sanık müdafii ile katılanlar ... ve Türkiye Cumhuriyeti ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/22478, K. 2024/6703, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-22478-e-2024-6703-k-87dfb0aae2ff