Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19155 E. 2026/10844 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19155
- Karar No
- 2026/10844
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/247 E., 2022/791 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/177 E., 2020/241 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 220/7 del ile 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3 ve 58/9. kararı maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak; TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve kolluk beyanı dosyaya eklenen bilgi sahibi konumundaki ... .'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin dosyaya eklenmesi ile yetinilerek hüküm verilmesi; sanık hakkında UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili bilgi, belge veya beyan bulunup bulunmadığı da sorgulanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması, sanık hakkında beyan bulunması halinde usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.