Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/17993 E. 2026/6628 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17993
Karar No
2026/6628
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1122 E., 2022/527 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/102 E., 2021/63 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Mahkumiyete esas alınan tanık ... İ.nin beyanlarında sanık ile aynı sohbet grubunda oldukları belirtilen ... ve ... adlı şahısların kimlik bilgilerinin tespiti ile hakkında yapılan yargılamada soruşturma ve kovuşturma beyanlarının getirtilip sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya arasına alınıp, anılan kişinin bizzat yahut SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla dinlenilmesi ile tüm delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Veri Analiz raporunda sanığın zümre başkanı ve vekili olarak görünen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunması halinde sanık ile ilgili aşama beyanlarının getirtilmesi ile tüm bu bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan ve tespit edilecek beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle ayrıntılı beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen Birliktelik Analiz raporunun incelenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması lüzumu,

5- Kabul ve uygulamaya göre ; Sanığın eşinin ... hesabındaki TMSF'ye devir sonrasında da devam eden rutin bankacılık işlemlerinin, örgüte müzahir sendika ve dernek üyeliklerinin müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy çokluğu, Üye ...'ın karşı oyuyla karar verildi.

KARŞI OY

Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'nın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun eksik araştırma nedeniyle bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum. Sayın daire çoğunluğu ile tarafımca oluşturulan görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri yönünden FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir. Sanık ...'ın İzmir ilinde ve olay yeri inceleme biriminde görev yapan baş polis memuru olduğu, aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmediği, Tanık ... İ. aşamalarda alınan beyanlarında özetle; "...sanığın 2011-2012 yıllarında İzmir iline tayin olduğunda tanıdığını, tayin olduğu yerdeki önceki mahrem imamının aracılığı ile kendisi ile irtibat kurduğunu bildiğini, geldikten sonra sanığın kendisini de bulunduğu sohbet grubuna dahil ettiğini, yaklaşık bir yıl süreyle bu sohbetlere isimlerini bildirdiği kişiler ve sanıkla birlikte katıldığını, sohbet hocalığının örgütün dersanelerinde görevli öğretmenlerin yaptığını, ancak bu kişiler gelemediklerinde onların yerine sohbet imamlığının sanık tarafından yapıldığını, sohbet yerlerini imamların belirlediğini, onlar olmadığında ise sanığın belirlediğini, sohbetlerde himmet adı altında paralar toplandığını, kendisinin de belirlenen himmet parasını düzenli olarak sanığa verdiğini 2012 yılından sonra ise sanığın görmediğini söylemiş", Sanık hakkında "..." isimli gizli tanıktan ele geçen SD karta dayanılarak düzenlenen Veri İnceleme Raporunda sanığın "SAYA" olarak kodlandığı, bunun örgütsel literatürde "FETÖ mensubu olup, gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, "zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş kişiler"i ifade ettiği, ayrıca "2015 Mart Alan: SAYA" olarak kodlandığı, kurs taksidi olarak 70 TL himmet verdiği belirlenmiş, ayrıca sanık ile ilgili başkaca özel bilgilere yer verildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın tespit edilebilen tarih itibariyle 2011 yılından beri FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün içinde aktif görevde bulunduğu, görev yaptığı yere tayin olan polis memurlarını bağlı bulundukları mahrem imamların yönlendirmesiyle karşılayıp görünüşte "sohbet" adı verilen ancak içeriği itibariyle örgütsel eğitim ve bilinçlendirme toplantılarına katılımını sağlayıp kendisinin de katıldığı, sanığın sadece "sohbete katılan" statüsünde olmayıp aynı zamanda sohbet imamının gelmediği zamanlarda sohbet veren kişi olup, hem kendisinin örgüte himmet verdiği hem de tanık anlatımında belirlendiği üzere himmet paralarını toplayan, hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun tanık anlatımları ile doğrulandığı, yine örgüt ile olan bağının 2015 yılı Mart ayına kadar sürdürdüğünün de bu suretle belirlendiği ve eylemlerinin temadi ettiği anlaşıldığından sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun eksik araştırmaya yönelik bozma düşüncesine iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/17993, K. 2026/6628, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-17993-e-2026-6628-k-834ed6f7f977