Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/10793 E. 2026/6118 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10793
- Karar No
- 2026/6118
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/528 E., 2022/70 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddesi delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; .../PDY silahlı terör örgütünde, örgüt içi hiyerarşide itaat ve teslimiyet katı bir kuraldır. Teslimiyet hem örgüte hem de liderin emrine ona atfen verilen göreve adanmışlıktır. Örgüt sivil toplumu kendi haline bırakmayıp, kendine hizmet eden bağlı unsurlara dönüşmektedir. Kadrolaşma ile yargı, ordu, emniyet ve bakanlık birimleri ile bir kısım medya kuruluşları bu gücün denetimine girip, örgütsel amaçlar doğrultusunda kullanılabilmektedir. Örgütün hiyerarşik yapılanmasındaki tabaka sistemi kat sistemine dayanır. Katlar arasında geçişler mümkündür ama dördüncü tabakadan sonrasını önder belirler. Katlardan - İkinci Kat, Sadık Tabaka: Okul, dershane, yurt, banka, gazete, vakıf ve kurum görevlilerinden oluşan sadık gruptur. Bunlar örgüt sohbetlerine katılır, düzenli aidat öder, az veya çok örgüt ideolojisini bilen kişilerdir. Örgütün genel stratejisi gereğince sözde meşruiyet vitrini olarak kullandığı, belli özellikleri nedeniyle kamuoyunca da tanınan kimi yazar kadrosu mahfuz kalmak üzere, gazete çalışanlarının ikinci katta, sadık tabaka olarak nitelendirilen grupta yer aldığı görülmektedir. Yardım suçunun oluşabilmesi için ise suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yardım fiilinin örgütün suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu bilinerek gerçekleştirilmiş olması gerekir. Fıkra metninde geçen "bilerek" ibaresi doğrudan kastı ifade eder, bu suç olası kastla işlenemez. Doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yardım edilmesi halinde, yardım edilen kişilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi gerekmektedir. Örgüte yardım suçunda manevi unsurun oluşması için genel kast yeterli değildir. Özel kast (saik) ile işlenen bir suçtur. Fail örgütün amacını gerçekleştirmesine katkı sağlamak kastı ile hareket etmelidir. Bu kastın açıkça belirlenmesi gereklidir. Nihai amacı anayasal düzeni değiştirmek olarak belirginleşen ve bu maksatla devletin silahlı kuvvetlerine sızan mensuplarınca, silahlı bir kalkışma/darbe gerçekleştirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olarak görüldüğü bir dönemde örgütün, anayasal düzene karşı icra edeceği kalkışma öncesindeki sürece mutad siyasi muhalefet görüntüsü vermeye çalışmak ve örgütün sempatizan sınıfını oluşturan geniş halk kitleleri nazarında sözde meşruiyetini korumak amacına hizmet eder mahiyetteki eylemler gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ... kullanıcısı olmayan sanığın, dosya kapsamında tanık olarak dinlenilen ....'nin sanığın yalnızca 2012 yılında içeriği tespit edilemeyen sohbet toplantısında gördüğünü belirttiği, ancak bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararında tanığın sanığın sohbet veren konumunda olduğunu söylediğini belirttiği, tanığın beyanlarının ve teşhislerinin incelenmesinde tanığın sohbet veren olarak belirttiği şahsı 13.01.2020 tarihli teşhis tutanağında ... olarak teşhis ettiği, sanık hakkında ise 25.12.2019 tarihli teşhis tutanağında mahkeme huzurundaki beyanları ile benzer şekilde beyanda bulunduğunun anlaşıldığı, bu hali ile de bölge adliye mahkemesinde tanık beyanındaki ... isimli şahısların karıştırıldığı ve dosya kapsamındaki eylemlerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgütün bir kısım taşınmazlarına devletin el koymasına engel olmak amacıyla muvazaalı olarak satışlar yapıldığı, sanığın da tanık beyanı ile sabit olduğu üzere ... yurdunda bulunan mülkiyeti örgütle iltisaklı .... AŞ. ye ait ... ili ... ilçesi ... mahallesi 256 ada, 72 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1 nolu bağımsız bölümü satış tarihindeki değeri 150.000,00-TL iken muvazaalı olarak 61.000,00-TL'ye satın almış gibi gösterdiği, bu taşınmazın devrinin muvazaalı olarak örgüt talimatı doğrultusunda örgüte yardım kastıyla yapıldığı anlaşıldığından, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.