Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/106 E. 2025/24974 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2023/106
Karar No
2025/24974
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/842 E., 2021/881 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/371 E., 2019/76 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak; 5237 sayılı TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5/1; 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanı ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; 1. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 2. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini bildirip örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan sanık hakkında, verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314. maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/106, K. 2025/24974, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2023-106-e-2025-24974-k-907c5b9e2140