Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/8059 E. 2023/1793 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8059
Karar No
2023/1793
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/546 E., 2020/838 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2018/760 Esas, 2020/50 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/546 Esas ve 2020/838 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.01.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırılığı nedeniyle kararın lehe bozularak beraat kararı verilmesini talep ettiklerine, 2.Aleyhe beyanda bulunan ve cezalandırmaya esas alınan tanık M.Y.'nin beyanlarının atfı cürümden ibaret olduğuna, 3.Tanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla atfı cürümde bulunabileceğinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğine, 4.Tanığın gerçekle bağlantısı olmayan beyanlarda bulunduğuna, 5. Sanık ile teşhis yapan tanık arasında yüzleştirme yapılmadığına, bu durum neticesinde kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğine ve tanığın beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 6.Tape kayıtlarının da tek başına delil oluşturmayacağı ve cezalandırmaya yeter başkaca kesin ve inandırıcı delil elde edilmeden delil sayılamayacak tutanaklar olduğuna, 7.Beyan delilinin maddi deliller ile desteklenmesi gerektiğine, 8.Tanık beyanının başkaca delillerle ispatlanamadığına, 9.Suçun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığına, 10.Sanığın terör örgütüyle bir ilgisi bulunmadığına, kendisine istihbarat görevlileri tarafından muhbirlik teklif edildiğine ancak kendisinin kabul etmediğine, 11.Terörden uzak durduğunu herkesin bildiğine ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "PKK/KCK terör örgütünün silahlı eylemlerini gerçekleştiren ve KCK sözleşmesinde geçen HALK SAVUNMA ALAN MERKEZİ adı altında yer alan ve terör örgütünün silahlı yapılanması olan HPG (Hezan Parastina Gel / Halk Savunma Güçleri) mensuplarına lojistik destek sağladıkları, bu örgüt mensubu şahıslarla ilişki ve irtibatlı oldukları, PKK/KCK terör örgütü adına kurye/işbirlikçilik faaliyetlerinde bulunduğu yönünde bilgiler elde edilen şahıslar hakkında yapılan araştırmalar neticesinde; Avent-Jiyan Dünya Dersim kod adlı M.Y.'ın sanık ... hakkındaki teşhis ve beyanında, sanığın Lice ilçesinde kürtçe ismi Lexosor isimli köyde bulunan evinin örgüt tarafından kullanıldığını, kendisinin de sanığın evinde bulunduğu zamanların olduğunu, sanığın evinin 100 metre yanında depo olduğunu, deponun örgütün özel kuvvetleri tarafından kullanıldığını, depoda örgüt mensubu kişilerin kışlık kıyafetlerinin bulunduğunu, örgüt üyelerinin yemek ihtiyaçları için sanığa para verdiklerini, sanığın da bu parayla örgüt üyelerine kışlık kavurma yaptırdığını beyan etmekle, sanık alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyip tanık M.'ı tanımadığını beyan etmiş ise de, soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde alınan ilk savunmasında, tanık M.'ın beyanında geçtiği şekilde Lice İlçesinde kürtçe ismi Lexosor isimli köyde evinin bulunduğunu, ateşkes döneminde isimlerini bilmediği 4 silahlı örgüt mensubunun köy alanına geldiğini, köy komiteleri kuracaklarını belirtmeleri üzerine karşı çıktığını ve darp edildiğini, kapıdan ekmek isteyip gelen örgüt üyelerine ekmek verdiğini beyan ederek tevil yolu ile ikrarda bulunduğu, sanığın kendisini darp eden örgüt mensupları ile o dönem içerisinde zaman zaman köye gelip kendisinden ekmek isteyen örgüt mensupları ile ilgili kolluk makamına herhangi bir başvuruda bulunduğuna ilişkin beyanının yer almaması ile sanığın tanık Mihriban'ı tanımadığını beyan ederek tanığın sanığa aralarında iftira atmayı gerektirir herhangi bir husumet bulunmaması hususları dikkate alındığında, sanığın tanık M.'ın beyanlarında yer aldığı şekilde örgüt mensuplarına milislik yaparak yiyecek ve yaşamsal malzeme temin ettiği anlaşılmış olup, tüm bu sebeplerle sanık hakkında eylemlerine uyan TCK'nın 314/2 ve TMK'nın 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. B bendinde yazılı nedenlerle tebliğnamedeki temyiz isteminin esastan reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. B. 1. Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen ..., Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir (CMK 181/1). Dosya kapsamına göre tanık M.Y.'nin beyanlarının suçun sübutu açısından ehemmiyet arz eder nitelikte olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek veya SEGBİS ile taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, tanığın istinabe ile alınan beyanlarının okunulmasıyla yetinilerek CMK'nın 210/1 maddesine muhalefet edilmesi, 2. Temyiz aşamasında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 04.01.2023 tarihli yazısı ekinde gönderilen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2022 tarihli, 2018/48206 soruşturma, 2022/31858 Karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına ilişkin soruşturma dosyasının, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun 30.11.2022 tarihli yazısı ile gönderilen, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2022 tarihli, 2022/66570 soruşturma, 2022/29586 Karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin soruşturma dosyasının, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda sanık hakkında beyanda bulunduğu belirtilen S.T.'nin ve dosya içerisinde sanık yönünden beyanları bulunan ancak mahkeme huzurunda dinlenmeyen gizli tanık Venüs'ün aşama beyanlarının aslı ve onaylı suretlerinin getirtilip, tanıklarında duruşmaya getirilerek veya SEGBİS hazır bulundurulmalarının sağlanarak tanık olarak dinlenip elde edilen tüm beyan ve belgelerin CMK'nın 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2020/546 Esas ve 2020/838 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/8059, K. 2023/1793, T. 31.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-8059-e-2023-1793-k-5c5777579f99