Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/749 E. 2024/4207 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/749
- Karar No
- 2024/4207
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/811 E., 2019/1747 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/493 Esas, 2019/64 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/811 Esas, 2019/1747 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; 2. Tanık beyanlarının sanığın lehine olduğuna; 3. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına; 4. Tanıkların beyanlarının 2013 yılına ait sohbetlere ilişkin olduğuna; 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s.28, Özgenç Genel Hükümler s.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda beyanları bulunan tanıkların anlatımları hükme esas alınması kanuna uygun olmakla birlikte, tanıkların beyanlarında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden önceki dönemde yapılan sohbet toplantılarına iştirak ettiğini belirttikleri ancak anılan dönemden sonrasına ilişkin sanık hakkında beyanlarının bulunmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre "sanığın 2015 Mart dönemine kadar derecesinin “...”, 2015 Mart döneminden sonra derecesinin "0", alan kodlamasının "SC", ad kodlamasının da "SCC" olarak belirtildiği “SC” kodlamasının; “17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan", "SCC" kodlamasının ise 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya üçüncü derecede yakın" kişileri ifade ettiğinin anlaşılması ve sanığın savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği dikkate alınarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonraki dönemde örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/811 Esas, 2019/1747 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.