Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/4659 E. 2024/11973 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4659
- Karar No
- 2024/11973
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/287 E., 2019/906 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/368 Esas, 2018/554 sayılı Kararı ile sanık hakkında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/287 Esas, 2019/906 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle, 1.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, 2.Mahkumiyet hükmünün kanuna uygun gerekçeyi içermediğine, 3.Kanuna ve usule aykırı şekilde iddianamedeki olaylar ve delillerin ilişkilendirilerek açıklanmadığına, dosyada somut delil bulunmadığına, 4.Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının ihlal edildiğine, 5.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 6.Delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına, 7.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 8.İddianamede ve kararda normal zamanda sosyal faaliyet olarak kabul edilecek anayasal hak kapsamındaki bazı davranışlar gerekçe gösterilerek silahlı terör örgütü üyesi olarak suçlandığına ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, 9.Hukuk ilkelerinin ihlal edildiğine, 10.Terör örgütü kararı verilebilmesi için açılmış tüm dosyaların birlikte görülmesi gerektiğine, 11.Lehe delillerin toplanmadığına, adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine, 12.İsnat edilen suçu işlediğine dair kuşkudan uzak, kesin ve somut hiçbir delil bulunmadığına, 13.Sanığın ByLock kullanmadığına, eniştesinin hattın kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiğine ve aynı hat nedeniyle eniştesi hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, 14.Tanık beyanlarının her aşamada çelişkili olduğuna, tanıklara soru sorma hakkı bulunmadığına, etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanıkların hiçbirisinin somut en küçük eylem isnadında bulunmadıklarına, 15.Kararın bozulması talebine, 16.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda,İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun istenilmesi, ByLock'ta kayıtlı kişiler var ise şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, tüm bu delillerin dosya arasına temini ile birlikte CMK'nın 217 inci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Hükümden sonra dosya içerisine geldiği ve İstinaf mahkemesince beyan ve teşhisinin sanık ve müdafiine okunduğu görülen ... D. isimli kişinin ve talimat yoluyla beyanlarının alındığı görülen hükme dayanak yapılan tanıkların, doğrudan doğruyalık ilkesi gereği, tanığı sorgulama ve soru sorma hakkı tanınarak, mahkeme huzurunda bizzat yada SEGBİS aracılığıyla dinlenilmeleri gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/287 Esas, 2019/906 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.