Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/39592 E. 2025/24214 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/39592
- Karar No
- 2025/24214
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1402 E., 2021/956 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/75 E., 2019/167 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/13132 sayılı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen "açık" soruşturma bilgisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu da nazara alınarak, mükerrer yargılama ve cezalandırmanın önüne geçilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesini teminen anılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, varsa delil ve ilgili bölümlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde işbu dosyaya dercedilmesi ve dava açılmış olması halinde ise birleştirme hususunun tartışılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2. Dosya kapsamına göre kurulan mahkûmiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan ve 5271 sayılı Kanun'un 50. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeden ve talimatla dinlenen tanık ..'nun beyanının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden talimat yoluyla alınan beyanı ile yetinilmesi, 3. Sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, tanık ..'nun, "2011-2012 döneminde beraber .. isimli mahrem müdür yardımcısının altında beraber öğretmenlik yaptık. Haftada bir kendisiyle birlikte aynı toplantıya katılırdık. Sanık .. .. olarak da Ispartalı ... isimli kod adı .. olan kişiye bağlıydı." şeklindeki talimatla alınan beyanınında adı geçen şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi ve gerektiğinde bu kişilerin mahkemece tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, 4. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen, .. Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2025 tarihli yazısı ekinde gönderilen ByLock hesabının (USER ID) gerçek kullanıcısının tespitine dair bilgi ve belgelerin, istinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen, .. Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen, başka dosya şüphelisi .'nin sanık hakkındaki teşhisinin duruşmada sanık ve müdafiine okunması, şahsın aşama ifadelerinin getirtilmesi ile duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya SEGBİS kullanılmak suretiyle tanık olarak dinlenmesi, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü TEMBİS sistemi, ByLock veri havuzu içeriğinde ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi sonrasında ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmelerinin sağlanması ile tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 5. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan makul suretle ayrılmak yerine teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.