Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/36328 E. 2025/20854 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/36328
- Karar No
- 2025/20854
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/994 E., 2021/504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2020/148 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 221/4, 62/1, 221/5, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında örgütsel saikle ByLock kullandığını kabul etmeyen sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu şahıslar olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, bunların 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Tüm dosya kapsamı itibarıyla; hükümden sonra dosyaya silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu yönünden sanık ile ilgili yargılama aşamasında ileri sürülmeyen isnatlarda bulunan şahısların beyanlarının gelmiş olması, ayrıca sanığın etkin pişmanlık iradesinin devam edip etmediğinin değerlendirilmesi yönünden, başka dosya sanıkları hakkında yürütülen yargılamalarda sanığın tanık sıfatıyla alınan beyanlarının da hükümden sonra dosyaya bilgi amaçlı olarak gönderilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayini bakımından, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek, hükümden sonra dosyaya gelen işbu deliller kapsamında; -UYAP sistemi üzerinden 24.05.2022 tarihinde gelen- ....nin beyanı ve teşhisi, -UYAP sistemi üzerinden 09.08.2021 tarihinde gelen- ....'nin beyanı ve teşhisi, -UYAP sistemi üzerinden 17.11.2022 tarihinde gelen- ...'nin beyanı ve teşhisi, -UYAP sistemi üzerinden 19.01.2022 tarihinde ve 19.10.2023 tarihinde gelen- sanığın İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/172 E. sayılı ve İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/239 E. sayılı dosyaları kapsamında tanık sıfatıyla alınan beyanlarını içeren duruşma tutanakları, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanığa okunmak suretiyle sanığın ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, sanığın savunmaları ve tanık sıfatıyla alınan beyanları arasında var ise çelişkilerin giderilmesi, vermiş olduğu bilgilerin, örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği Mahkemece tayin edildikten sonra 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi lüzumunun bulunması, 3. Kabule ve uygulamaya göre de, A. Karar başlıklarında suç tarihinin, sanığın yakalanması suretiyle temadinin kesildiği tarih olan "13.06.2019" yerine "15.06.2019" şeklinde yazılması, B. Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, C. Sanık hakkında sonuç cezanın cezanın "3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası" olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin "2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası" olarak tayin edilmesi, D. İlk derece mahkemesi karar başlığında, sanığın gözaltında kaldığı süreye dair bilgiye yer verilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.