Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/35733 E. 2022/7856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/35733
Karar No
2022/7856
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarih ve 2020/403 - 2021/139 sayılı kararı Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmak maddesi gereğince yazılmamıştır. Hüküm: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Duruşma istemi içermeyen temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-CMK’nın 501-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan ... ve ...'ın yeminsiz olarak dinlenilmesi, 2-Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosyada dinlenen tanık ...’ın etkin pişmanlık kapsamında müdafi eşliğinde verdiği beyana göre, 2015 yılının ortalarına kadar düzenli olarak örgütsel sohbetlere katılan ve FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olduğu için kapatılan Aktif-Sen sendikasına üye olduğu anlaşılan sanık hakkında, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması ile olanaklı ise duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/35733, K. 2022/7856, T. 15.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-35733-e-2022-7856-k-42757f8c78dd