Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3490 E. 2024/10510 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3490
- Karar No
- 2024/10510
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarih 2017/140 E. - 2017/182 K. sayılı kararı ile sanık hakkında 3628 sayılı yasaya muhalefet suçundan CMK nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.01.2020 gün ve 2019/1517 E. - 2020/9 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafi, o yer Cumhuriyet savcısı ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi gereği reddi, aynı kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.12.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Sanık ByLock kullanımını kabul etmişse dahi bylock içeriklerinin temin edilmediğine, 2.Etkin pişmanlık indirim oranının düşük uygulandığına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık hakkında yanlış eksik mal beyanında bulunduğu iddiasıyla 3628 sayılı Kanunun 12/1 maddesi gereğince, bylock kullandığı, Bank Asyaya destek mahiyetinde para yatırdığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne bağış yaptığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığı iddiasıyla TCK 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Sanık soruşturma aşamasında iddiaları reddetmiş, mahkememizde TCK 221 maddesi kapsamında etkin pişmanlık kapsamında ifade vermek istediğini beyan ederek BYLOCK ve ... isimli şifreli programları kullandığını, örgütsel sohbetlere katılıp örgüte himmet adı altında paralar verdiğini, kabul etmiştir. Mahkememizce sanığın beyanlarında adı geçen şahıslarla ilgili araştırma yapılmış Yozgat Emniyet Müdürlüğünce bu hususta tutulan tutanaklar dosya içine alınmıştır. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, sanığın ikrar içeren savunmaları, bylock tespit tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensuplarının bağlılıklarını kuvvetlendirme ve maddi yardım toplamak amacıyla düzenlediği sohbet toplantılarına katıldığı, bu toplantılara örgüte katılması istenen kişilerin gelmesine gayret ettiği, örgüte himmet adı altında düzenli maddi yardım yaptığı, örgütün gizli haberleşme programlarını kullandığı dolayısıyla sanığın örgütün yöntem ve amaçlarını benimsemiş, hiyerarşi içinde yer alan bir üyesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, sanığa takdiren alt sınırdan ceza verilmiştir." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasına etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmından sonra gelmek üzere "Sanık hakkında TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK’nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Aşamalarda değişmeyen beyanlarında 2005 yılında yapı ile tanıştığını, bylock kullanıcısı olduğunu, sohbetlere katılarak himmet verdiğini, örgütle irtibatını 2016 yılından sonra da sürdürdüğünü kabul ederek 16 ismi teşhis eden sanığın, hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek sanığın cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi ve uygulama maddesinin de TCK'nın 221/4-2. cümle maddesi olarak gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 06.01.2020 gün ve 2019/1517 E. - 2020/9 K. sayılı kararı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.