Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/31290 E. 2024/14762 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/31290
Karar No
2024/14762
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/687 E., 2021/242 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli, 2018/925 Esas - 2020/99 sayılı Kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, sanığın yargılama aşamasındaki savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildirmesi, temyiz aşamasında sunduğu etkin pişmanlık kapsamındaki savunmasında ise ... isimli şahsın ByLock yükleyip kendisini eklediğini, eşine bunu söylediğinde ise eşinin "sen sakın o programı kullanma" diyerek telefonundan sildiğini ve kendi telefonuna yüklediğini, ByLock üzerinden görüşmediklerini beyan etmesi, sanığın eşinin temyiz aşamasında gönderdiği dilekçelerde ByLock'u açan, kullanıcı adı veren ve kullananın kendi olduğunu beyan etmesi karşısında söz konusu programı kimin kullandığının ve sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, ilgili şahısların ve sanığın eşi ...'ün tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın savunmasında ... hesap hareketlerini eşinin yaptığını beyan ettiği, sanığın eşi ...'ün de mahkemede alınan beyanlarında ... hesabını kendisinin açtığını ve kendisinin kullandığını beyan ettiği anlaşılmakla sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ... hesap hareketlerinin sanık yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın, 08.10.2024 tarihli duruşmada ve temyiz aşamasında sunmuş olduğu 31.10.2024 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde beyanlarda bulunduğu ve teşhisler yapmak istediğini belirtmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık, sanığın eşi ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gerekçesi ve mevcut delil durumu dikkate alınarak sanığın 5271 sayılı Kanun’un 109/3-a maddesi uyarınca “yurt dışına çıkamamak” adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/31290, K. 2024/14762, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-31290-e-2024-14762-k-0439100a6159