Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/29488 E. 2025/24189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/29488
Karar No
2025/24189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/421 E., 2021/294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/180 E., 2019/626 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme yönünden) HÜKÜM : Sanık ... yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, Sanık ... yönünden silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan; TCK'nın 220/7. maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı (sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama (sanık ... yönünden), bozma (sanık ... ... yönünden)

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; A- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen karara karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Sanığın, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerinden önce 2010 yılında örgütle irtibatını kestiğini ve sonrasında da örgütsel eyleminin olmadığını beyan etmiş olması, dinlenen tanıkların anlatımlarının da 2010 yılı öncesine ait olup sanık savunmasını teyit eder nitelikte olması karşısında; sanığın 2010 yılı ve sonrasında örgütsel bağını ortaya koyacak başkaca faaliyet olup olmadığının araştırılması, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, gerekirse dinlenen tanıkların yeniden çağrılarak 2010 yılı ve sonrasına ait bilgileri olup olmadığının belirlenmesi, örgütsel eyleminin olmaması halinde beraatine karar verilmesi, örgütsel eyleminin olması halinde ise hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, B- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen karara karşı sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1- UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında kayıtlı bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2019/109420 soruşturma, 2020/21861 esas sayılı iddianameye göre; .. .. isimli şahsın soruşturma aşamasındaki ifadesinde .. .. .. Hastanesinin muhasebe bölümünde çalıştığını, ameliyathaneden .. isimli şahsın hastanedeki kadın personelleri sohbet toplantılarına çağırdığını belirttiği ve sanığın kullandığı telefonla ilgili HTS kaydında belirtilen görüşmeleri .. ile yaptığını ifade ettiği dikkate alınarak, .. isimli şahsın tanık sıfatıyla duruşmada hazır edilerek ya da SEGBİS aracılığıyla ifadesinin alınarak, sanık ...'nun örgütsel toplantılara katılıp katılmadığı, maaşından örgüte yardım kapsamında bir kesinti yapılıp yapılmadığı hususlarında, .. isimli şahsın da tanık sıfatıyla duruşmada hazır edilerek ya da SEGBİS aracılığıyla ifadesinin alınarak sanıkla yaptığı telefon görüşmelerinin içeriği, örgütsel toplantılara katılıp katılmadığı konusunda beyanlarının tespiti ve adı geçen şahısların aşamalardaki ifade tutanaklarının dosya içerisine celp edilip, CMK'nın 217. maddesine göre tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinin lüzumu, 2- UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Kabul ve uygulamaya göre de; İddianamede "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunun uygulama maddesi olan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılması talep edilen sanık hakkında, mahkemece suçun niteliğinin değişmesi nedeniyle "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 220/7. maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2. maddesi gereğince hüküm kurulurken sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCK’nın 220/7. maddesinin uygulanması suretiyle, CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/29488, K. 2025/24189, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-29488-e-2025-24189-k-1261be131e37