Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/28202 E. 2023/2169 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/28202
Karar No
2023/2169
Karar Tarihi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/127 Esas, 2022/34 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/402 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20/05/2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Kararının gerekçesiz olduğuna, 2.Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Hükme esas alınan ByLock ve tanık beyanları delillerinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, 4.Bank ... hareketlerine dair bilirkişi raporunun dikkate alınmadığına, illiyet bağı kurulamayıp, doğrulanamayan para transferinin hükme esas alınamayacağına, 5.Temel cezanın teşdiden belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, teknik özellikleri, indirilme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine, bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olduğu ve birçok kez kullandığı, örgüt liderinin talimatıyla Bank Asyada hesap artışı yoluna gittiği, örgütün tepe yönetiminde yer alan kişilerle irtibatının bulunduğu, MASAK tarafından analiz konusu edilen kuruluşa para gönderdiği, örgütle iltisaklı kurumlarda çalışma kaydının bulunduğu, ayrıca tanık beyanlarına göre örgüte ait evlerde kaldığı ve örgüt içerisinde muhasebeden sorumlu konumda, örgütün tanımlamasına göre "bölge muhasebe sorumlusu" sıfatıyla faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda ilk önce esnaflardan burs adı altında para topladığı, sonrasında da toplanan paraların muhasebesi ile ilgilendiği anlaşılmakla, üzerine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde; birden çok tanığın birbirini destekleyen ve benzer doğrultudaki beyanları itibariyle bölge muhasebe sorumlusu olduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyadaki bakiyesini artırdığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanık hakkında, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/218 Esas, 2022/402 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca... 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/28202, K. 2023/2169, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-28202-e-2023-2169-k-141220b8e95a