Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2665 E. 2024/6920 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2665
- Karar No
- 2024/6920
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2566 E. 2019/975 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının sanık müdafiine 09.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafinin 25.11.2019 tarihinde temyiz başvurusunda bulunduğu ve kanun yoluna başvuru süresini geçirmiş olduğu, sanığın da aynı gün temyiz talebinde bulunduğu görülmekle; ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas 2022/119 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu oy birliği ile kabul edilmekle; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2018 gün ve 2017/119 Esas ve 2018/470 Karar ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca makumiyetine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 18/10/2019 tarih 2018/2566 Esas, 2019/975 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.01.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, 2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3. Lehe delillerin göz ardı edildiğine, savunmaların dikkate alınmadığına, 4. Lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 5. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğu iddiası yeterli ve somut gerekçelerle ispat edilemediğine, 6. Suç teşkil eden bir eylemi bulunmadığına, 7. Bir bylocktan birden fazla kişiye ceza verilemeyeceğine, 8. Bankasya'ya talimatla para yatımadığına, 9. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında dosya içerisine konulduğu anlaşılan ByLock tespit ve değerlendirme raporunun okunması ve tespit değerlendirme tutanağındaki yazışma içerikleri de gözetilerek ID’nin kişi listesinde ekli şahısların araştırılması, varsa ceza soruşturması ya da dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi, şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmeleri sağlanarak CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması gerektiği, 2- UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK 217 nci maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafiinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 18.10.2019 tarih 2018/2566 Esas, 2019/975 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.