Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2586 E. 2024/12635 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2586
Karar No
2024/12635
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/297 E., 2020/3 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2017/164 Esas, 2019/323 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılılı Kanun'un 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.01.2020 tarihli ve 2019/297 Esas, 2020/3 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın ... hesabına hiç para yatırmadığına, para akışıyla bir ilgisi olmadığına, hesabının bulunmasının suç unsuru sayılamayacağına, sanığın ByLock'u kendisinin yüklemediğine, ByLock'u telefonuna yükleyen kişinin C.Ç. olduğuna, sanığın programı sadece iki ay kullandığına, mesaj içeriklerinin maaş ve öğrencilerle ilgili olduğu ve sanığın örgütsel bir mesajının bulunmadığına, cezanın alt sınırdan ayrılarak tayin edilmesinin orantılılık ilkesi ile bağdaşmadığına, etkin pişmanlık indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı bağlamında, sanığın örgüt içindeki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği ile faaliyet alanı gözetilerek, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile fazla ceza tayin edilmesi, 2-Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 03.01.2020 tarihli ve 2019/297 Esas, 2020/3 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2586, K. 2024/12635, T. 30.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-2586-e-2024-12635-k-893dbd59ef9a