Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24097 E. 2023/1261 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/24097
Karar No
2023/1261
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1737 E., 2022/361 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2021/125 Esas, 2021/491 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 8 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/1737 Esas, 2019/361 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.04.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulmasının gerektiği, ev hanımı olan ve hayatında konusu suç teşkil eden bir eylem dahi gerçekleştirmemiş olan müvekkil açısından verilen kararın usul ve esas yönden kanuna uyarlılığının olmadığı, bir kişinin terör örgütüne üye olabilmesi için öncelikle kastının mevcut olması, terör örgütünün varlığından haberdar olması ve nihayet söz konusu örgütte hiyerarşik bir konumu olması ve bütün emir talimatlara uymak üzere komutlanmasının gerektiği, dinlenen tanıkların hiçbirinin asıl mahkemede dinlenmediği, segbisle dahi ifadesinin alınmadığı, tanıkların talimatla ifadesinin alınmasının bizzat CMK'nın usul kurallarına aykırı olduğu, ByLock kullandığı iddia edilen müvekkilin bu konu ile alakalı iddiasının da ispatlanmadığı, yargılama sırasında müvekkilin lehine hiçbir lehe hükmün uygulanmadığı, verilen cezanın üst hadden uygulandığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün her üyesine yüklenmeyen ByLock isimli programın sanığın telefonuna yüklenmiş ve sanık tarafından örgütsel amaçlarla kullanılmış olması, tanık beyanlarına göre ayrıca Kakao Talk programını da kullanıyor olması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada ele geçen emniyet mahrem imam bilgilerinin yer aldığı dijital veride isminin bölge talebe mesulü olarak geçtiğinin tespit edilmiş olması, tanık beyanlarına göre sanığın örgüt içerisinde büyük bölge talebe mesulü olduğu, ev ablası atama yetkisinin bulunduğu, örgüt içerisinde ki evlilikleri organize ettiğinin anlaşılmış olması, yaklaşık 2 yıl 8 ay kadar firari gezmiş olması hususları birlikte dikkate alındığında üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Sanığın örgüt içinde Büyük Bölge Talebe Mesulü (BBTM) ve evlendirme mesulü olarak görev yapan bir kişi olması, kastın yoğunluğu ve suçun işleniş şekli göz önüne alınarak başkaca örgüt üyesiyle aynı seviye ve şartlarda değerlendirilmesinin adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılarak ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosyada mevcut 195710 ID numaralı ByLock'ta sadece sanığın eşinin kayıtlı olması, eşi dışında başka bir kişinin ekleyen ve eklenen olarak yer almaması nedeniyle örgütsel amaçla kullanılmadığı anlaşılmasına rağmen hükme esas alınması , sanığın 53553 ID numarası ile ByLock kullanması ve diğer deliller karşısında sonuca etkili görülmemiştir. a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkün görülmekle sanığın örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla 53553 ID numaralı ile ByLock programını kullandığı anlaşılmıştır. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katılan, örgüte ait ev ve yurtlarda kalan, gizliliği sağlamak amacıyla ByLock ve Kakaotalk programlarını kullanan, örgüt içinde ev ablalığı, bölge talebe mesulü, büyük bölge talebe mesulü, evlendirme mesulü gibi görevlerde bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/1737 Esas, 2019/361 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/24097, K. 2023/1261, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-24097-e-2023-1261-k-af85e9b30ac4