Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/2358 E. 2024/7024 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2358
Karar No
2024/7024
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/526 E., 2020/379 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2017 tarihli ve 2017/37 Esas, 2017/99 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2018/526 Esas, 2020/379 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca hükmün 2 nolu bendinden sonra 3 nolu bent olarak gelmek üzere, "Sanığın yakalandıktan sonra FETÖ/PDY isimli terör örgütünün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve bu suçların failleri ile ilgili vermiş olduğu bilgiler uyarınca sanık hakkında TCKnun 221/4 üncü maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ve etkin pişmanlık dolayısıyla cezasında takdiren 2/3 oranında indirim yapılması ile sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, 3 nolu bendin hükümden çıkartılıp yerine 4 nolu bent olarak gelmek üzere, "Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri de dikkate alınarak, sanığa verilen cezadan TCK'nun 62/1 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirimle sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, TCK'nın 58 inci maddesinin uygulanmasına yönelik hükümden sonra gelmek üzere "Sanık hakkında TCK'nın 221/5 inci maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sanık müdafinin istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 10.01.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; silahların eşitliği ilkesine aykırı davranılarak esasa etkisi olacak taleplerinin değerlendirilmediğine, delillerin yetersiz olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca sanık müdafinin istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; A) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilerek, ByLock'u örgütsel iletişim aracı olarak kullandığını kabul etmeyen sanığın anılan uygulamayı bu amaçla kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici olması karşısında, hükümden sonra gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından, sanığın savunmasının denetlenmesi ve örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması bakımından, tespit ve değerlendirme tutanaklarında irtibatlı bulunduğu kişi olarak gözüken 59380 ID nolu ByLock kullanıcısı ... K. ile telefonuna ByLock uygulamasını yüklediğini beyan ettiği ... A. ve anılan uygulama üzerinden iş durumunu görüştüğünü beyan ettiği ... Ş. isimli şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, usulüne uygun tanık olarak dinlenilmelerinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, B) Kabule ve uygulamaya göre de; Tayin edilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine fıkra belirtilmeksizin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2018/526 Esas, 2020/379 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2358, K. 2024/7024, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-2358-e-2024-7024-k-0daadfff6e4d