Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/21127 E. 2023/1061 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/21127
Karar No
2023/1061
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1626 E., 2021/234 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulundukları, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz taleplerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 Tarihli ve 2018/43 Esas, 2019/266 sayılı Kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 Tarihli ve 2019/1626 Esas, 2021/234 sayılı Kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Öğretmen olan sanığın FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle KHK ile görevinden ihraç edildiği, sanığın soruşturma aşamasında kollukta alınan beyanında özetle örgüte ait evlerde kaldığını ancak sohbetlere katılmadığını, kendisine oy verilecek ve verilmeyecek partilerle ilgili emrivaki yapıldığını, 2014 yılı Mart ayı itibariyle irtibatını kestiğini beyan ederek bir kısım isimler verdiği, sanığın ikametinde yapılan aramada dosya arasındaki açık kaynak tespit tutanağından anlaşılacağı üzere bir kısım örgüt üyeleri tarafından takılan "kıtmir" tabir edilen kolyenin ele geçirildiği, nitekim tanık olarak dinlenen S.B.A.'nın FETÖ/PDY yapısına dahil bazı okul arkadaşlarında kıtmir kolyesini gördüğünü belirttiği, sanığın telefonu üzerinde yapılan incelemede örgüt üyelerinin kullandığı Kakao-talk'a rastlandığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2019 tarih ve ekinde yer alan inceleme ve değerlendirme tutanağında "Semih" kod adını kullanan N.U. isimli şahsın ikamet adresinde yapılan aramada ele geçirilen dijital materyallerde sanığın ismine rastlandığı, sanığın iş tecrübesi sütunu olarak "üç" şeklinde yazıldığı, bu rakamın örgüte bağlılık notu olarak değerlendirildiği, keza sanığın örgütsel kariyer kodlamasında "MEB hazırlanıyor" bilgisinin yer aldığı, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından temin edilen A.A.'ye ilişkin iddianamede A.A.'nın sanıkla bir yıl birlikte kaldığını, birlikte kaldığı dönemde sanığın düzenlenen sohbet ve etkinliklere katılımcı olarak katıldığını beyan ettiği şeklinde ifadesinin yer aldığı hususları göz önünde bulundurulduğunda sanığın mahkumiyeti yerine ilk derece mahkemesinin beraat kararına karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında esastan red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek kaldırılması talep edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Malatya İl Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen ByLock tespit tutanağının ile Sanık adına kayıtlı 0553 (...) (..) (..) GSM numarası ile ByLock kaydının bulunduğu, ByLock ilk tespit tarihinin 20.08.2014 tarihi olduğu, ByLock İrtibat Analiz kaydının ise bulunmadığının bildirildiği, Sanığın yargılamanın başından itibaren ByLock kaydı bulunan numarayı kendisinin kullanmadığını, üniversite eğitimi aldığı dönemde arkadaşı olan T.Y.'nin kendisinden hat almasını istemesi üzerine hattı alıp ona verdiğini böylelikle bu hattı hiç kullanmadığını beyan etmesi üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve düzenlenen raporlara göre, sanığın kendi kullandığını iddia ettiği 0553 (...) (..) (..) numaralı hat ile ByLock kaydı bulunan 0553 (...) (..) (..) numaralı hat arasında 621 görüşme bulunduğu, ByLock kaydı bulunan 0553 (...) (..) (..) numaralı hatta "Akpolat" soyisimli kişiler ile sanık dışında sadece sanığın abisi olduğunu belirttiği bir kişi ile arama kaydının bulunduğu, "Yıldırım" soyisimli farklı kişiler ile ise görüşmelerin bulunduğu, sanığın kullanımında olduğunu belirttiği 0553 (...) (..) (..) numara kaydında ise sanık ile aynı soyisme sahip birden fazla kişi ile görüşmelerin bulunduğu, 0553 (...) (..) (..) numaralı hattın çoğunlukla İstanbul olmakla birlikte, Ordu, Trabzon ve Ankara illerinden baz aldığının tespit edildiği, 20.08.2014-23.12.2014 tarihleri arasını kapsayan dönemde aynı ... içerisinde yaklaşık olarak 2 saatlik zaman dilimini kapsayacak şekilde İstanbul ilinde 7 farklı günde toplam 14 kez her iki telefonun da aynı baz istasyonundan sinyal aldıklarının tespit edildiği, Sanığın kullandığı iddia edilen ByLock kaydının içerik kayıtlarının bulunmadığı, sanığın, kullandığını iddia ettiği 0553 (...) (..) (..) numaralı hattı Bursa Yenişehir Devlet Hastanesine ve eğitim gördüğü Marmara Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına iletişim numarası olarak verdiği, sanığın hattı kullandığını iddia ettiği T.Y.'nin Trabzon'lu olduğu ve telefonun Trabzon ve Ordu'dan sinyal aldığı, yine T.Y.'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğu iddiası ile soruşturma bulunduğu ve firari olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ByLock kaydı bulunan 0553 (...) (..) (..) numaralı hattın sanık tarafından kullanıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıya varılamadığı, Sanık savunmasında örgüte ait evlerde KYK yurdu çıkmaması nedeniyle ekonomik sebeplerle kaldığını, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra fikir ayrılığına düştüğünü, 2014 yılı Mart ayında da ayrıldığını beyan ettiği, bu hususların da huzurda dinlenen tanık beyanları ile uyumlu olduğu, Sanıktan ele geçirilen dijital metaryellerin incelemesi sonucundu düzenlenen raporda, sanığın kendi mail adresi ile indirilmiş Kakao Talk programına rastlandığının bildirildiği, ancak sanığın programı örgütsel amaçlı kullanmadığını beyan ettiği, Yüksek Yargı Organınca da Kakao Talk Programının örgütün gizli haberleşme programı olarak kabul edilmediği, Sanığın örgütün finans ayağını oluşturan Bank Asyada herhangi bir hesabının bulunmadığı, yine örgüte müzahir sendika, dernek ve SGK kaydının bulunmadığı görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın ikrara yönelik savunmasından ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere, sanığın eylemlerinin örgütün hiyeraşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olarak kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyeraşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği ve örgütle canlı, geçişken, etkin, emir ve talimat almaya açık tutan ve heyeraşik konumu tespit eden organik bağ kurarak faaliyetlerine katıldığının söylenebilmesi için yeterli olmadığı, başka somut emarelerin gerektiği ancak bu şekilde sanık hakkında bir tespitin bulunmadığı, nitekim sanığın adına kayıtlı ByLock programını kendisinin kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıya ulaşılamadığı, ByLock içeriklerinin tespit edilemediği ve bu durumun da Yüksek Yargı kararlarınca sanığın lehine değerlendirilmesi gerektiği, sanığın örgütün legal görünümlü illegal finans kurumu olduğu milli güvenlik kararlarında yer alan müzahir bankada hesabının dahi bulunmadığı, yine örgüte müzahir sendika, dernek ve SGK kaydının bulunmadığı, sanığın barınma amaçlı örgütün evinde kalma haricinde örgütsel faaliyetlerde yer aldığına ilişkin aleyhe bir beyanın dosya kapsamında bulunmadığı, sanığın evinde ele geçen Kıtmir kolyesinin başlı başına örgüte aidiyetini göstermediği, sanığın FETÖ/PYD terör örgütü ile iltisaklı başkaca bir eylemde bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespitin de dosya içerisinde bulunmadığı, bu haliyle sanığın mahkumiyete yeterli silahlı terör örgütü içerisinde sürekli, çeşitli ve yoğun şekilde faaliyetlerinin bulunduğuna ve sanığın iddia edilen suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil dosya kapsamı ile elde edilemediği anlaşıldığından şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kuralı gereğince sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (..., özel kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç, Genel Hükümler s.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Bilirkişi raporları ve teknik CG-NAT kayıtlarından ByLock kullanıcısı olduğu anlaşılan 0553 (...) (..) (..) numaralı sanık adına kayıtlı hattın sanığın savunmasında T.Y. tarafından kullanıldığının iddia edilmesi karşısında suçun sübutu yönünden belirleyici delil niteliğinde bulunan T.Y.'nin soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifade örnekleri ile ilgili dava dosyasının getirtilerek Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, şahsın mümkün olduğunda duruşmaya getirtilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak yeni herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılıp var ise bu beyanlarla birlikte duruşmada CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, aynı tespitle A.A.'nın beyanlarının getirtilmesi, duruşmada okunması, sanığın diyeceklerinin sorulması ve gerekirse tanık sıfatıyla dinlenilerek tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/1626 Esas, 2021/234 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21127, K. 2023/1061, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-21127-e-2023-1061-k-8beca910706d