Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/20718 E. 2025/13518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/20718
- Karar No
- 2025/13518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1540 E., 2020/175 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/27 E., 2019/248 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 31.08.2016 (sanık ... yönünden), 19.01.2017 (sanık ... yönünden) HÜKÜM: 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkına ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2. Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 221/4, 53/1-2-3, 221/5, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararları yönünden; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ve sanık ...’ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise ilgili kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, III. Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararları yönünden; 1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır [Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi 12.05.2015 tarih ve 2015/1426 Esas, 2015/1292 Karar; 26.10.2015 tarih ve 2015/1565 Esas, 2015/3464 Karar]. 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik ve faydalılık derecesi gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye oldukları ve 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdıkları kabul edilen sanıkların incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldıkları süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5/1. maddeleri uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; a) Sanıklar hakkında tayin edilen temel ceza üzerinden 3713 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra, öncelikle 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesi gereğince indirilip yapılıp akabinde aynı Kanun’un 62/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri gereğince indirim yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesinin ikinci cümlesi yerine 5237 sayılı TCK’nın 221/4. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.