Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16237 E. 2023/1641 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16237
Karar No
2023/1641
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1307 E., 2019/1601 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/230 Esas, 2019/176 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/1307 Esas, 2019/1601 sayılı Kararı ile, tekerrüre ilişkin fıkraların hükümden çıkartılarak yerine "Örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" yazılması suretiyle, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığın örgütsel amaçlarla faaliyet yürütmediğine; 2. Sadece kendisine verilen işleri yaptığına; 3. Sanığın ByLock uygulamasını örgütsel amaçla kullanmadığına; 4. Sanık hakkında verilen kararın hatalı olduğuna; 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ByLock programını telefonuna kurarak 03.06.2015 - 25.02.2016 tarihleri arasında yaklaşık 8 ay süre ile kullanması, suç tarihi öncesinde Bankasya'da hesap açtırıp bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde söz konusu hesabı aktif olarak kullanması, örgüte destek amacıyla örgüt elebaşısının talimatı sonrasında Bank Asyada katılım hesabı açması, adına kayıtlı hat üzerinden haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlaması ile soruşturma yürütülen şahıslarla sıkça görüşmesi, 2014 - 2015 yıllarında örgüte müzahir Zaman gazetesine abone olduğunun belirlenmesi, evinde yapılan aramada örgüte müzahir gazete, dergi ve CD'lerin ele geçirilmesi, sanığın aşamalardaki anlatımlarında, öğrencilik döneminde FETÖ/PDY yapılanmasına ait dershaneye gidip bu yapının yurtlarında kaldığını, Konya ili Ereğli ilçesinde vaiz olarak çalıştığı dönemde bu yapı tarafından organize edilen sohbetlere ve programlara sohbet hocası olarak katılıp dini anlatımda bulunduğunu beyan etmesi, tanıklar M.K., A.Y., İ.Ç., F.Ö., A.D., A.F., D.T.'nin aleyhe beyanlarından, sanığın çalıştığı kurum ve çevresinde Fetöcü olarak bilindiğinin, 17/25 Aralık olayları sonrasında terör örgütü lehine söylemlerde bulunup, hükümet ve devlet büyükleri aleyhine konuştuğunun, örgüt elebaşından Alim olarak bahsettiğinin anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, bu haliyle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında doğrudan ve yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak ayrıca aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkralarının gösterilmesi dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriği ve sanık müdafiinin temyiz aşamasında sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğine ilişkin sunmuş olduğu ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü cümlesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında tekrar etkin pişmanlık uygulanması talebini içeren 09.03.2023 tarihli dilekçenin etkin pişmanlık kapsamında olmadığı değerlendirilerek ve sanığın Zaman gazetesine aboneliğinin bulunmasının örgütsel bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği kabul olunarak yapılan incelemede; Sanık hakkındaki dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, ByLock programını kendi adına olan ve kendi kullanımında olan 0532 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden kullanan, örgüt liderinin talimatından sonra ve bu talimat doğrultusunda Bank Asyada hesap açtırıp para yatırdığı anlaşılan, örgüte ait yurtlarda sohbet vermek gibi vazifeler üstlenip yürüten, ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/1307 Esas, 2019/1601 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/16237, K. 2023/1641, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-16237-e-2023-1641-k-1b77131f229a