Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16192 E. 2024/19512 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16192
- Karar No
- 2024/19512
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1756 E. - 2020/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/462 E. - 2019/281 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendiği; gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Mahkumiyete esas alınan, usçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar ... ve ... doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS'in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan "idida/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek" hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; talimat ile ifadeleri alınıp ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 2-Dosyada mevcut Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının 02.08.2018 tarihli Mali Analiz Raporuna göre, sanık ...'ın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK ile kapatılan ... Özel Eğitim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'de %50 ortaklığının bulunduğu ve şirketin Genel Müdürü olduğunun anlaşılması karşısında; söz konusu şirketin tüm kuruluş evrakları ilgili kurumlardan istenerek, kuruluş aşamasındaki şartların incelenmesi ile şirketin ilk kez sanık tarafından mı kurulduğu veyahut devir alma işlemi sonrasında mı sanığın ortaklık payına sahip olduğunun net bir şekilde tespiti ile şirketin yapmış olduğu faaliyetlerin araştırılarak sonucuna göre hükme esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Kabul ve uygulamaya göre; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5437 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.