Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16053 E. 2024/19267 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16053
- Karar No
- 2024/19267
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/819 E., 2020/1170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/355 E., 2018/204 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 58/7-9, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve hükme esas alınan tanık beyanının duyuma dayalı ve soyut anlatımlar içermesi karşısında, hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunu 18.07.2024 tarihli müzekkeresinin ekinde sanığın kullandığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gönderildiğinin bildirildiği, ancak söz konusu müzekkere ekinde yalnızca ... ID numarasına ait ByLock tespit ve tespit ve değerlendirme tutanağının içerik analizine dair araştırma tutanağının yer aldığı anlaşılmakla, öncelikle ... ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı olmak üzere sanığın kullandığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya celp edilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli birinci celsesinde sanık müdafiinin beyanlarının SEGBİS yoluyla kayda alındığı belirtilmesine rağmen, 14.09.2020 tarihli SEGBİS çözüm tutanağında yanlızca sanığın savunmaları çözümlenmek suretiyle sanık müdafiinin beyanlarının çözümlenmemesi, 3. Kabule ve uygulamaya göre de, a) Mahkeme gerekçesinde, dijital materyallerin incelenmesine dair bilirkişi raporuna aykırı olarak, sanığın Kakao Talk programını kullandığına dair sanık ile ilgisi olmayan bilgiye yer verilmesi, sanığın örgüt hiyerarşisi içinde Ahmet kod adını kullandığına dair somut bir delil mevcut olmamasına rağmen, SMS kayıtlarındaki hitap şekli itibarıyla sanığın örgüt içinde Ahmet kod adını kullandığına dair kabule yer verilmesi, ayrıca sanığın kardeşinin ve oğlunun ByLock kullanıcısı olduğuna dair tespitin sanık yönünden kanaat verici bir veri olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, b) İlk Derece Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin, sanığın yakalanması suretiyle temadinin kesildiği tarih olan "26.08.2016" yerine "26/08/2016 ve öncesi" şeklinde yazılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.