Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/15454 E. 2025/20027 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15454
Karar No
2025/20027
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1743 E., 2020/662 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/169 E., 2019/248 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/... başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen, irtibatlı olduğu ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; A. Sanığın 2012 yılı içinde Manisa ilinde bulunan sabit/ankesörlü hatlar aracılığıyla toplam 1 kere tekil şekilde arandığı gözetilmeksizin, Mahkeme gerekçesinde söz konusu aramanın ardışık nitelikte olduğunun kabul edilmesi suretiyle dosya esası ile uyumlu olmayan bilgilere yer verilmesi, B. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, öncelikle hükümden sonra dosyaya deliller kapsamında; -temyiz aşamasında UYAP sistemi üzerinden 19.11.2020 tarihinde gelen- kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ekindeki yeni ardışık arama kayıtlarının ve -temyiz aşamasında dosyaya UYAP sistemi üzerinden 29.07.2020 tarihinde gelen yazıya konu- İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/257 Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanan ve sanık ile ardışık şekilde arandığı belirtilen Murat S. isimli şahıs hakkındaki ardışık aramalara ilişkin rapor ve tutanaklar celp edildikten sonra söz konusu rapor ve tutanakların, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, özellikle temyiz aşamasında dosyaya gelen işbu deliller kapsamında sanık ile ilgili yeni ardışık arama kayıtlarının bulunduğunun değerlendirilmiş olması karşısında, söz konusu ardışık arama kayıtlarına dair rapor ve tutanakların, sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak aranıp aranmadığını gösteren güncel ankesör/büfe sorgu raporu celp edildikten sonra söz konusu raporun ve sanığın HTS kayıtlarının üzerinde kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, var ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, ayrıca sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve tespit edilecek olan tüm şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlenip, bir kısım evrakların celp edilmesi ile yetinilmeyerek söz konusu şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilmesi ve gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi lüzumunun bulunması, 3. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının yeniden güncel olarak araştırılması, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların da tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/15454, K. 2025/20027, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-15454-e-2025-20027-k-2081445f921d