Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/14684 E. 2024/4378 K. – Terör Örgütünün
Konu: Terör Örgütünün Propagandasını Yapma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14684
- Karar No
- 2024/4378
- Karar Tarihi
- Konu
- Terör Örgütünün Propagandasını Yapma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2253 E., 2019/18 K. SUÇ : Terör örgütünün propagandasını yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi ... gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/590 Esas, 2018/114 sayılı kararı ile; sanık hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan, 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2018/2253 Esas, 2019/18 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; 1. Sanığın Facebook isimli sosyal medyadan yaptığı paylaşımların suç unsuru taşımadıklarına, 2. Sanığın Facebook hesabında zaten çok az takipçisinin bulunduğuna, bunların da yakın akraba ve yakın arkadaşları olduğuna, 3. Cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, 4. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, 5. Sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a. Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 ünci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurun ve paylaşımların korunan değerler için oluşturduğu somut tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, suçun unsurları ayrıca teşdit sebebi yapılıp aynı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilerek yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini, b. Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiğinin kabulü ile belirlenen ceza 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılırken, iddianamede anlatıldığı halde hükme esas alınmayan paylaşımların suç oluşturup oluşturmadığı karar yerinde tartışılmadan ve suç teşkil eden 12.01.2015 tarihli paylaşım haricinde suç teşkil etmeyen 14.02.2015, 06.01.2014 ve 05.05.2016 tarihli diğer paylaşımlar teselsüle esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2018/2253 Esas, 2019/18 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.