Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1031 E. 2023/1451 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1031
Karar No
2023/1451
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/780 E., 2019/1645 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/530 Esas 2019/82 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/780 Esas 2019/1645 sayılı Karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun tekerrür hükümleri uygulanırken uygulama maddesi olarak yalnızca TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu maddesi gösterilmesi gerekirken altıncı fıkrasının da gösterilmesi hususu düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 01.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; nasıl elde edildiği bilinmeyen ByLock delilinin mahkumiyete esas alınmasının silahların eşitliği ilkesine ayrılık teşkil edeceğine, müvekkilinin bankasya hesabında talimatla hareket etmediğine, üye olduğu derneğin örgütle irtibatını bilmesinin mümkün olmadığına, tanıkların itirafçı olarak beyanda bulunmalarından dolayı hükme esas alınamayacağına, müvekkilinin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Soma ilçe kadın yapılanmasının çözülmesine ilişkin çalışmalarda alt bölgeci olarak görev yaptığının tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, CGNAT kayıtları, tespit ve değerlendirme tutanağı, tanık beyanları, banka kayıtları, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından ve örgüt talimatıyla bu ağa dahil olunup gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için kullanılan ByLock programını, kendi adına kayıtlı ve kendi kullanımında olduğunu ifade ettiği 0553 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden telefonuna yükleyerek 346443 ID numarası, "...45" kullanıcı adı, "...45" şifresi ile kullandığı, yazışma içeriklerinin mevcut olduğu, aşamalarda alınan tanık ifadelerinden sanığın örgüt içerisinde küçük bölge sorumlusu ve sohbet hocası olarak faaliyet yürüttüğü, örgüte müzahir Soma Eğitim ve Yardım Sevenler Derneğine üye olduğu ve örgüt liderinin, örgüte ait Bank Asyada yeni hesap açtırılması ve var olan hesaplarda para artırımına gidilmesi talimatına uygun hareketle Bank Asyada yeni hesap açtırarak para artırımına gittiği anlaşılmakla üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek tekerrür hükümleri uygulanırken uygulama maddesi olarak yalnızca TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu maddesi gösterilmesi gerekirken altıncı fıkrasının da gösterilmesi hususu düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında da belirtildiği üzere ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi, örgütün finans kaynağı olan bankasyada hesabının bulunması ve talimat tarihleri ile uyumlu hesap hareketlerinin gözlenmesi, tanık beyanlarına göre sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da irtibatını devam ettirmesi karşısında sanığın örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmeyerek atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemekle sair temyiz itirazları reddedilmiş ancak; Sanığın temyiz aşamasında 15.02.2022 tarihinde sunduğu dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak ve örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediğini bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/780 Esas 2019/1645 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1031, K. 2023/1451, T. 20.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-1031-e-2023-1451-k-45b340de2e52