Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2774 E. 2024/12092 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2774
Karar No
2024/12092
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/427 E., 2020/5 (K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme -Sanıklar ... ve ... için; 19.10.2016 HÜKÜM : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; TCK 314/2,TMK 5/1,TCK 221/4-2, 53/1,2,3,58/9,62,63, -Sanık ... hakkında; TCK 220/7 ve 314/3 maddesi yollamasıyla 314/2, 220/7, TMK 5/1,TCK 53/1,2,3,62,63 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Sanık ... müdafiinin 03.05.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini, sanık tarafından verilen vekaletnamenin feragat yetkisini haiz olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin dilekçesinin temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edilerek, 5271 sayılı CMK’nın 266/1 inci maddesi uyarınca vazgeçme nedeniyle dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/1 Esas, 2018/1 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2018 tarihli ve 2018/849 Esas, 2018/1369 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/1988 Esas, 2019/5614 sayılı Kararı ile özetle; ''Sanık ... yönünden; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank Asyaya para yatırdığı, katılım hesabı açtığı ve 667 Sayılı OHAL KHK'sı ile kapatılan FETÖ/PDY ile iltisaklı ... Eğitim A.Ş'in son döneme kadar ortağı olduğu anlaşılan sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilip, hakkında istinaf aşamasından sonra dosya içerisine gelen ve sanık ile ilgili beyanda bulunan ... adlı kişinin duruşmaya çağrılıp etraflıca beyanları alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunu ve suç vasfının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Sanık ... yönünden; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararından sonra temyiz aşamasında Bolu Cumhuriyet Başsavcığına müracaatla, 16.07.2019 tarihinde ifade veren hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını isteyen ve bu kapsamda bilgiler veren sanığın duruşmaya çağrılıp etraflıca ifadesi alınarak verdiği bilgilerin örgütte kaldığı süre, örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ve faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği değerlendirilerek sonucuna göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Sanıklar ... ve ... yönünden; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine; İlk derece mahkemesinin kararından sonra istinaf aşamasında dilekçe vererek etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini bildiren bu taleplerini temyiz aşamasında da dile getiren ve bu kapsamda bilgiler veren sanıkların dilekçeleri ve Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş oldukları ifadelerle yetinilmeyip duruşma açılıp sanıklarda duruşmada hazır bulundurulup, özellikle sanık ...'in 09.04.2019 tarihli verdiği dilekçe de dikkate alınarak etkin pişmanlık kapsamında etraflıca ifadeleri alındıktan sonra, verdikleri bilgilerin örgütte kaldıkları süre, örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ve faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği değerlendirilerek sonucuna göre haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi Kabul ve uygulamaya göre de; Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6-7 maddeleri gereğince tekerrür uygulamasına karar verilmesi,'' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir. 4. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 13.01.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/5 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca sanık ... yönünden 6 yıl 3 ay, sanık ... yönünden 5 yıl 5 ay, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.06.2020 tarihli ve ret,onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Talimat ile bankaya para yatırmadığına, -Lehe olan delillerin dikkate alınmadığına, -Suç unsurlarının oluşmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Etkin pişmanlık yönünden alt sınırdan ceza indiriminin yasal olmadığına, -Örgüt üyeliğine dair delil bulunmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Savunma ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığına, -Tanıkların usule aykırı şekilde dinlendiğine, -Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, -Örgüt üyeliğine dair somut delil bulunmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu, beyanlarının etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanık ... hakkında eylemin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanıklar ... ve ... yönünden; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldiği, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmış, ancak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan sanıklar hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuş, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan kararın düzeltilmesine karar verilmiştir. B.Sanık ... yönünden; Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış pek çok kararında; uyma kararının dönülebilecek nitelikte bir ara kararı değil, davanın esasına etkili olan kararlardan olup bozmaya uymakla, yerel mahkemenin bozma kararında gösterilen esaslara göre işlem yapıp karar verme ödevi doğmakta, sonradan bu kararın bir kısmından veya tamamından açıkça ya da örtülü olarak geri dönülerek ilk hükmün aynen veya yeniden kurulması, uyma kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; Hükmü veren Bilecik Ağır Ceza Mahkemesince, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 26.09.2019 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildiği ve bozma kararı doğrultusunda gösterilen esaslara göre işlem yapıp bir karar verilmesi gerektiği halde, bozma kararında belirtilen Y.G.'ün dinlenmediği anlaşılmakla, gerekirse hakkında zorla getirme kararı çıkartılıp tanık sıfatıyla dinlenmesi sağlanarak CMK'nun 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken bozmayı etkisiz kılacak şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık müdafiince temyiz isteminden vazgeçilmesi nedeniyle incelenmeksizin İADESİNE, 2.Gerekçe bölümünde ''A'' bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün 1 inci ve 3 üncü maddelerinin onuncu fıkralarından sonra gelmek üzere ''sanık hakkında TCK' nun 221/5 inci maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Gerekçe bölümünde ''B'' bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2019/427 Esas, 2020/5 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 4.Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/2774, K. 2024/12092, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-2774-e-2024-12092-k-4e8c9ac99c31