Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/20644 E. 2023/443 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20644
- Karar No
- 2023/443
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/974 E., 2021/921 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/414 Esas, 2021/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/974 Esas, 2021/921 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle, sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; sanığın Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına; sanığın yargısal nitelikteki Anayasal haklarının ihlal edildiğine; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna; Mahkeme kararının yasal gerekçeyi içermediğine; sanığa son söz hakkının verilmediğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın örgüt içerisinde kullanıldığı tespit edilen ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullanması, ByLock içeriklerde örgütsel tavır ve jargonla bu yöndeki faaliyetlere yönelik yoğun mesajlaşmalarının bulunması, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyada hesap açıp para yatırması ve hesap artışına gitmesi, örgüt içerisinde ev abiliği, farklı ilçeler içerisinde Bölge abiliği (BTM), sözde Bayrampaşa eyaleti ve Esenler bölgesinde Büyük Bölge Talebe Mesullüğü (BBTM) ve Eyalet Hususi Lise Mesulü (EHLM:Sözde Eyalet altında bulunan bölgelerdeki tüm öğrenci evlerinde kalan ve askeriyeye gönderilmek istenen tüm öğrencilerle ilgilenen ve bölge bazında hususi lise mesulleri(HLM) ile görüşen ve öğrencileri takip eden kişi) gibi FETÖ/PDY örgütü içerisinde çok etkin ve mahrem nitelikli görevler yapması, örgüt içerisinde “Doktor” sıfatıyla asker şahıslarla ilgilenmesi ve mahrem imamlık vazifelerinde bulunması, örgüt içerisinde “Alper, Alperen, Alpertunga” kod adını kullanması, örgütün amacını ve faaliyetlerini bilmesine rağmen uzun bir süre bu yapıda kalıp irtibatını devam ettirmesi hususları gözönüne alınarak sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz edecek şekilde FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, söz konusu örgütün devlet ve toplum için tehlikeli olduğu, vehamet arz eden eylemler gerçekleştiren bir örgütün üyesi olması nedeniyle tehlike suçu olarak düzenlenmiş olan silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmış, sanığın bu nedenlerle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını A.K. isimli kişi üzerine olan ancak kendi kullanımında olan 0541 (...) (...) 90 numaralı hat üzerinden kullanan ve ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, dosyada dinlenen tanık beyanlarına göre örgüt yapılanması içinde Büyük Bölge Talebe Mesullüğü ile Eyalet Hususi Lise Mesullüğü yapan ve örgüt içinde gizliliği sağlamak amacıyla ... kod adını kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2021/974 Esas, 2021/921 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.