Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/19333 E. 2025/1342 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19333
Karar No
2025/1342
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1066 E. - 2019/623 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/8 E. - 2018/85 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma SUÇ TARİHLERİ : Sanık ... yönünden 08.06.2017, sanık ... yönünden 12.06.2017 HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; I. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere dernek üyeliği, içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılma, bankasya hesap hareketleri dışında hakkında delil bulunmayan sanık hakkında; eylemleri değerledirildiğinde hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediği, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı kabul edilmekle birlikte; silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra mahkumiyete yeterli örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar evrakı ekleri incelendiğinde sanık hakkında beyanda bulunduğu tespit edilen ..., ..., ..., ... ve ... tanık olarak dinlenmesi ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca beyan olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde beyan sahiplerinin de tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek sonucuna göre hüküm kurulması lüzumu, 2. Mahkeme kabulüne göre; suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak sanığın eşinin ByLock kullanıcısı olmasının ve sanığın örgüte müzahir gazete aboneliğinin sanık hakkında müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmesi, II. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından hükümden sonra dosyaya gönderilen sanığın kullandığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulmasından sonra tüm delillerin bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması; 2. Kabul uygulamaya göre de; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun alt sınırdan cezaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı; sanıklar ve müdafilerinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/19333, K. 2025/1342, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-19333-e-2025-1342-k-87ba92679332