Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17453 E. 2025/691 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17453
Karar No
2025/691
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1816 E. - 2018/2442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/180 E. - 2018/41 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 221/4, TCK 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2021 tarihli Red görüşünü içerir Tebliğname ile, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve müdafiinin yokluğunda kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içinde 06.11.2019 tarihinde sanık müdafiinin temyiz dilekçesini verdiği ancak CMK’nın 294. maddesinde öngörüldüğü şekilde gerekçe bildirmediği, inceleme tarihine kadar da gerekçeli temyiz dilekçesi vermediğinden bahisle, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddi talep olunmuş ise de, sanık ve müdafiisinin yokluğunda verilen kararların, ayrıca sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/16-573 E., 2022/119 K. ve 24.02.2022 tarihli kararı ve 5271 sayılı CMK'nın 35/2 maddesinde yazılı "aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur." hükmü doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesi (10.01.2019 Tarih, 2018/2333 E. - 2019/41 K.) kararının kanun yoluna başvurma şekli, süresi, merci ve gerekçeli başvuruda bulunmadığında sonuçları da hatırlatılmak suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen sanığın 05.07.2023 tarihinde sunmuş olduğu temyiz dilekçesinin CMK’nın 294. maddesinde öngörüldüğü şekilde gerekçe ihtiva ettiği görülmekle, temyiz dilekçesi sunan sanığın kararı öğrendiği kabul edilerek tekrar gerekçeli kararın sanığa tebliğine yer olmadığı, kararı öğrenme tarihinin tebliğ tarihi sayılması gerektiği, sanığın kararı öğrenme üzerine yasal süresi içinde gerekçeli olarak temyiz ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir. Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından temyiz aşamasında dosyaya gelen 381207 ID nolu Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının ve sanık hakkında temyiz kanun yolu aşamasında beyanı bulunan Sadık Can A.'nın teşhis ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, gerekirse tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, soruşturma ve kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak daha makul oranda indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazlaca ceza tayin edilmesi, 3- Kabule ve uygulamaya göre de; Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp ikametinde yakalandıktan sonra kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, İlk Derece Mahkemesi hükmünde etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi yerine "TCK'nın 221/4 üncü maddesi" olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17453, K. 2025/691, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-17453-e-2025-691-k-71926b8cb1b5