Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16711 E. 2023/2005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16711
Karar No
2023/2005
Karar Tarihi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/465 Esas, 2018/442 sayılı Kararı ile sanık hakkında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'unun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, TCK'nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 17 ay 7 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/3345 Esas, 2019/823 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2.Sanığın doğrudan veya dolaylı suç teşkil eden hiçbir olay ve eylemle ilgisinin olmadığına, 3.Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, silahların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığına, 4.Pozitif hukukun ve adil yargılanma ilkelerinin göz ardı edildiğine, 5.Yakalama kararı olmaksızın çağrı üzerine kendiliğinden gelen, etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan ve herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeyen sanık hakkında mahkemece ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu hususun tartışılmadığına ve gerekçesiz şekilde 1/2 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulanarak fazla cezaya hükmolunduğuna, 6. Temel cezanın belirlenmesi sırasında dosya kapsamına uymayan, kanuna aykırı gerekçeyle teşdit uygulandığına, 7.Gerekçeden yoksun Bölge Adliye Mahkemesi kararının yasal unsurları taşımadığına, 8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde;örgüte ait yurtta kalan, dershanesine giden, örgütün öğrenci evlerinde kalan, bağını koparmak yerine aksine kuvvetlendiren, örgütsel faaliyet kapsamında lise öğrencileriyle ilgilenen, kod adı ve örgütün gizli haberleşme programı olan bylocku kullanan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış ve sanığın yakalandıktan sonra savunmalarında örgütün İstanbul ilinde çeşitli semt yapılanmalarına ilişkin konumu ile uyumlu bilgiler verdiği, örgüte ait evlerde kaldığını, kaldığı kişilerin isimlerini verdiğini, örgüt içerisindeki bildiği kişilerin isimlerini söylediği, örgüt üyeliğini kabul ettiği, yapının içerisinde bulunduğu için pişman olduğunu beyan ettiği gözetilerek, etkin pişmanlık kapsamında verdiği bilgiler ve örgütteki konumu itibarı ile mahkemece sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde ev abisi, BTM olarak yer aldığı, kod ismi kullandığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarında da üyesi olduğuna dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında, a) Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilerek TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmıştır. b)Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 Esas 3464 sayılı Kararları). TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı anlaşılan sanığın, tüm aşamalarda etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu anlaşılmakla sanığın detaylı olarak bu kapsamda alınan beyanlarının, tüm dosya ve delillere göre, soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile soruşturma aşamasından itibaren yargılama sürecinde vermiş olduğu tüm beyanlar gözetilerek dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini ile kurulan hükümde hukuka aykırılık saptanmıştır. c) Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasından TCK'nın 221/4-2 nci maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılırken "4 yıl 1 ay 15 ... hapis" cezası yerine hesap hatası sonucu "3 yıl 13 ay 15 ..." hapis ve TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken "3 yıl 5 ay 7 ..." hapis cezası yerine hesap hatası sonucu "2 yıl 17 ay 7 ..." hapis cezası olarak hükmolunmak suretiyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/3345 Esas, 2019/823 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca ...10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16711, K. 2023/2005, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16711-e-2023-2005-k-d6ab448d9458