Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16595 E. 2023/1656 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16595
Karar No
2023/1656
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1393 E., 2018/2535 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2018 ... ve 2017/370 Esas, 2018/86 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 ... ve 2018/1393 Esas 2018/2535 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, 1-Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 2-ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın ByLock kullanmadığına, 3-Sanığın eylemlerinin hata kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, sanık savunmaları, sanığın ByLock haberleşme programı kullanıcısı olduğuna dair 24.03.2017 tarihli araştırma tutanağı, Karşı IP bilgileri, HTS kayıtları, arama el koyma tutanları, ihbar tutanağı, araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hakkında soruşturma başlamadan önce Polis Akademisi Öğrencisi olan sanığın teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen kriptolu iletişim ağı ByLock iletişim sistemini, adına kayıtlı 4 yıldır beri kullandığını belirttiği (0544) (...) (..) (..) nolu hatla kullandığının anlaşıldığı, sanığın bu programa 46.166.164.177 numaralı hedef IP ve 443 numaralı hedef porttan 357173015738700 IMEI numaralı telefonda 14.01.2015-06.02.2015 tarihleri arasında, farklı yerlerde bağlandığı ve toplam 46 kez telefonun sinyal verdiği, sanığın ByLock bağlantı sinyal alınan yerlerin sanığın HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğunun anlaşıldığı, yine sanığın ByLock programına bağlantı yapıldığı tespit edilen Ankara İlinde bağlantı tarihlerinde bulunduğunu belirttiği, bu şekilde sanığın ByLock programının FETÖ/PDY nin gizli haberleşme aracı olma özelliğini bilerek kullandığı, örgütün hiyerarşisine dahil olduğu, yine 07.08.2016 tarihli ihbar üzerine sanığın mülk sahibinin beyanına göre 2012 yılında kaldığı anlaşılan İstanbul Bağcılar İlçesi, Yenigün Mahallesi, 1/1.A sokak no:20/3 olan yerde yapılan aramada örgüt lideri Fetullah Gülen'in vaaz DVD lerinin ele geçirildiği, sanığın savunmasında bu evde 1 yıl kalıp ayrıldığını beyan etmiş ise de kira sözleşmesi adına kiracı olarak yapılmasına rağmen ev sahibine bilgi vermeden evden ayrıldığı, kendisi evden ayrıldıktan sonra eve yeni gelen kişileri tanımamasının, irtibatlı olmamasının mümkün olmadığı, bu şekilde sanığın silahlı terör örgütünün öğrenci evinde kaldığı kanaatine varıldığı, yine sanığın evde beraber kaldığını söylediği H.İ.T.'nin FETÖ/PDY üyeliğine ilişkin hiç bir bilgisi olmadığını belirtmesine rağmen bu kişi hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/25511 Esas sayılı dosyasında beyaı alınan A.S.Y.'nin beyanında göre FETÖ/PDY ev imamlığı ve FETÖ/PDY mahrem imamlığı yaptığını beyan ettiği, bu hususların da sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu destekler mahiyette olduğu anlaşıldığından; sanığın kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince sanığın örgütün üst kademelerinde yer aldığına ilişkin dosyaya yansıyan delil bulunmadığından takdiren alt hadden cezalandırılması cihetine gidilmiş, örgütle ilgili suçlamaları kabul etmeyen ve örgüt faaliyetleri ve örgüt üyeleri ile ilgili bilgi vermeyen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış, müsnet suçun 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmış, yargılama sürecindeki davranışları ve sabıkasız geçmişi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hakkında TCK'nın 62 nci maddesi gereğince indirime gidilmiş, neticeten mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.02.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirildikten ve tespit edilmesi halinde dahil olduğu ID’nin kişi listesinde ekli şahısların araştırılması, varsa ceza soruşturması ya da dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi, gerekirse şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmeleri sağlanarak CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, 2-Sanığın aşamalarda ByLock programını telefonuna yüklemiş olabileceğini söylediği ev arkadaşları H. İ. T. ile T. adlı kişilerin tespiti ile mahkemede tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafisinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 ... ve 2018/1393 Esas 2018/2535 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16595, K. 2023/1656, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16595-e-2023-1656-k-a91cef5bd580