Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16554 E. 2023/1382 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16554
- Karar No
- 2023/1382
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/528 E., 2019/180 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/164 Esas, 2017/134 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/528 Esas, 2019/180 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma sonucunda mahkumiyet hükümü kurulduğuna, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna, somut hiçbir delil bulunmadığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak mahkumiyet kararı verilmiş olmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla kodlanan ByLock programı yüklendikten sonra "514890" ID ile sisteme giriş yaparak silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olma kastını ortaya koyduğu (diğer bir değişle bilerek ve isteyerek örgütsel talimatların kabul edilmesi, iletilmesi ve organizasyonların planlanması adına haberleşmeye yönelik belirli süreyle sisteme dahil olma imkan ve kabiliyetine eriştiğinin) internet trafik kaydı içeriğine göre bilimsel olarak anlaşıldığından sanığın savunmalarına açıklanan sebeplerle itibar edilemeyeceği, sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla kodlanan ByLock programını bilfiil kullandığı yönünde mahkemece vicdani kanaat oluştuğu, sanığın ByLock programını kullanmak suretiyle örgüt ile hiyerarşik ilişki içinde bulunduğu, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak süreklik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğu tüm bu nedenlerle de üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu, sanığın örgüt içerisindeki konum ve faaliyetleri, sanığın ByLock programına giriş sayısı ve süresi ve suç tarihinde sanığın yaptığı görevin niteliği gözetildiğinde suç nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre sanığa ceza tayinine gidilirken cezanın alt sınırından ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, hükmün birinci fıkrasından "3713 sayılı yasanın 7/1. maddesi yollamasıyla" kısmı çıkarılmak, hükmün beşinci fıkrasının "24.11.2015 ... ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08.10.2015 ... ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK'nın 53/1-2-3 üncü maddesinin uygulanmasına" şeklinde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince düzeltilerek İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 Esas 2019/6048 sayılı Kararında açıklandığı üzere; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafiii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/528 Esas, 2019/180 sayılı Kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.