Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16489 E. 2023/1777 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16489
Karar No
2023/1777
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/411 E., 2018/965 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 12.12.2017 tarihli ve 2017/272 Esas ve 2017/299 sayılı kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/1, 314/2, 221/4-son cümle, 221/5, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 5/1 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/411 Esas, 2018/965 sayılı kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, İnfazın durdularak temyiz talebinin kabulüne karar verilmesine, sanık hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde eksik araştırma ve delillerin aleyhine ve yanlış nitelendirilmesi, yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın suçu işlediği yönünde kesin inandırıcı somut hukuki delillerin olmadığına, cezada artırım sebeplerinin bulunmadığına, deliller usule uygun elde edilmemiş, tanıkların talimat ile dinlemesinin savunma hakkını kısıtladığına, adil yargılanma ilkesini ihlal ettiğine, tanık E. K. ile sanık arasında husumet bulunduğuna, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "her ne kadar sanık hakkında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/266 nolu iddianamesi ile silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın hiyerarşik olarak diğer örgüt üyelerinin üzerinde bulunmakla birlikte örgüt üyeleri üzerinde sevk ve idaresinin bulunmadığı, örgüt içerisinde iş bölümü yapma yetkisine haiz olmadığı, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda, icrasında, harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol üstlenmediği, bu faaliyetleri denetleme yetkisine sahip olmadığı, nitekim sanığın Adıyaman İl imamına bağlı olarak bölgecilik yaptığı, örgüt yapılanmasında Adıyaman ilinin büyük bölge olarak Şanlıurfa iline bağlı olduğu da gözetildiğinde sanığın silahlı terör örgütü yöneticisi olmayıp kendisine gelen emir ve talimatlar doğrultusunda hareket ettiği, yapılan yargılama ve toplanan deliller itibariyle sanığın örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla Eagle isimli örgüt içi kriptolu mesajlaşma programını kullandığı, kendi beyanına göre ByLock programını indirdiği ancak kullanmadığı, bilirkişi raporlarına göre her iki telefonda da KakaTalk programının atıklarının tespit edildiği, sanığın bir süre askerde olması nedeniyle kesintiye uğradığı anlaşılmışsa da 2016 yılına kadar örgüt içinde küçük bölgeci olarak faaliyet yürüttüğü, bu kapsamda esnaflardan burs, kurban ve himmet toplayarak örgütün Adıyaman İl imamına bağlı muhasebecisine aktardığı, sohbetlere katıldığı, esnaflara sohbet verdiği, 20 kişiyi örgütün basın organı olduğu için kapatılan Zaman Gazetesine abone yaptığı, örgütün Adıyaman yapılanmasının icra ettiği programlara katıldığı, telefon trafiği itibariyle aynı örgüte üye olmak suçundan haklarında adli işlem yapılan çok sayıda kişi ile irtibatlı olduğu anlaşılmış, sanığın bu şekildeki çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerinin silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış ve hüküm de buna göre kurulmuştur. Her ne kadar sanık hakkında Adıyaman Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı belirtilmişse de, bu hususun mahkememizin takdirinde olduğu, bu nedenle sanığın emniyette alınan 08.12.2016 tarihli beyanları itibariyle bu örgüt ile irtibat ve iltisakına ilişkin başlangıç beyanlarının bulunduğu, örgüt kapsamında çalıştığı okuma salonuna gelen gidenlerle ilgili bilgi verdiği, ayrıca örgüt yapılanması içerisinde bazı şahısların görevlerini bildirdiği, ayrıca bazı olay ve şahıslarla ilgili beyanlarının söz konusu olduğu, dolayısıyla kendisine hatırlatılan etkin pişmanlık hükümleri hakkı kapsamında açıkça etkin pişman olduğunu bildirmesi nedeniyle sanığın ilk beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında kaldığı, ayrıca sanığın ilk duruşmada emniyet beyanlarının okunması kapsamında M. K.'ı, M. K. olarak doğru ismi ile ve örgüt içerisindeki görevi ile düzelttiği, yine C. A.'nın örgüt içerisindeki hatalı beyanını düzelterek bu sanığın gerçekte örgüt içerisinde iddia edilen görevini düzelttiği ve doğru beyanda bulunduğu, dolayısıyla sanığın ilk ve düzeltme mahiyetinde tekrar ettiği beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında kalacağı değerlendirilmiş, verdiği bilgilerin miktarı ve niteliği dikkate alınarak cezasından takdiren asgari hadden (1/3 oranında) indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı düşünülmüştür " gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin "TCK'nın 314/2 maddesi gereğince" şeklinde olması gerekirken "3713 sayılı Kanun'un 7/1 ve" şeklinde yazılması sonuca etkili görülmeyerek bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince belirlenen temel cezadan 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra TCK'nın 221/4 üncü maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, mahkemece TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince belirlenen temel cezadan önce TCK'nın 221/4 üncü maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra aynı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılması hususu sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller itibariyle örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla Eagle isimli örgüt içi kriptolu mesajlaşma programını kullanan, bilirkişi raporlarına göre ele geçen her iki telefonda da KakaTalk programının atıklarının tespit edilen, 2016 yılına kadar örgüt içinde küçük bölgeci olarak faaliyet yürüten, esnaflardan burs, kurban ve himmet toplayan ve topladığı paraları örgütün Adıyaman İl imamına bağlı muhasebecisine aktaran, sohbet adı altında toplantılara katılan, esnaflara sohbet veren sanık hakkında yapılan yargılamada usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, belirtilen eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/411 Esas, 2018/965 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16489, K. 2023/1777, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16489-e-2023-1777-k-821beb479e16