Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16471 E. 2023/1049 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16471
- Karar No
- 2023/1049
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1847, 2018/2545 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli, 2017/37 Esas ve 2018/37 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/6, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 3, 5/1. maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli, 2018/1847 Esas, 2018/2545 sayılı Kararı sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, Sanık hakkında, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına ilişkin taleplerine, ceza artırım sebeplerinin bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, delillerin hukuka uygun elde edilmediğine ve çelişkili olduğuna, sanığın terör örgütü üyesi olduğunu gösterir hiçbir somut, hukuka uygun elde edilmiş delilin dosyada bulunmadığına, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına, adil yargılanma hakkının açık ihlal edildiğine, usûl ve kanuna aykırı şekilde eksik araştırma ve delillerin aleyhine ve yanlış nitelendirildiğine, yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın soruşturma aşamasında haksız ve hukuka aykırı şekilde tutuklandığına, sanığın bir gelirinin olmadığına, banka işlemlerinin sanığın rızası dışında, Bank Asyada müdürlük yapan eşi tarafından gerçekleştirildiğine, vesaireye ilişkindir. 2. Sanığın temyiz istemi, Suçlamaları kabul etmediğine, suçsuz olduğuna, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde ByLock haberleşme programını kullandığı tespit edilmiştir. Yine sanığın örgüt liderinin Bank Asyaya para yatırın çağrısı sonrasında Bank ... hesabında artışlar olduğu ve katılım hesabı açtığı, Bu haliyle sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu mahkememizce sabit görülmüştür. " gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, gerekçeli kararda ve 09.02.2018 tarihli duruşma tutanağında 180564 sicil numaralı zabıt katibinin elektronik imzasının bulunmadığı belirlenmiş ise de, bu durumun mahallinde giderilebilecek eksiklik olduğu anlaşılmakla sonuca etkili bulunmayıp yine suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan 29.04.2017 tarihi olduğu gözetilmeksizin 2016 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir olduğu kabul edilerek başkaca bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Toplanan deliller itibariyle örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın,185833 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmakla; yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1847 Esas, 2018/2545 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ilgili fıkrasındaki "delaletiyle 58/6 maddesi" ibaresinin çıkartılmak suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.