Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16200 E. 2023/904 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16200
Karar No
2023/904
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/17 E., 2019/579 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzelterek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarih ve 2018/229 Esas 2018/872 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 62/1, 53/1-2-3, 58/6-9, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15/03/2019 tarih ve 2019/17 Esas, 2019/579 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.10.2021 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri; Sanığın anayasal güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükler kapsamındaki faaliyetleri gerekçe gösterilerek terör örgütü üyesi kabul edilemeyeceği, aynı suçtan yargılanan kişilerin tanık değil suç ortağı olduğu dolayısıyla beyanlarına itibar edilemeyeceği, HTS kaydı üzerinden örgüt üyesi yaratılamayacağı, sanığın yapının terör örgütü olduğunu 15 Temmuz öncesi bilmesinin mümkün olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, özel kast, organik bağ olmadığı, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. III. OLAY ve OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Makemesinin kabulü "Sanığın; tanık anlatımları ile asker mahrem yapıda yer alması, örgütsel toplantılara katılmış olması, bu toplantılara katılımının süreklilik ve ciddi bir düzen arz etmesi, toplantıların örgüt üyesi sivil imamlar tarafından tertiplenmiş olması, bu mahrem imamların genel anlatımlarına göre, kimin hangi grupta ve hangi mahrem imamın gurubunda yer alacağının yine mutlak olarak yapının mahrem bölümündeki müdür ve yardımcıları tarafından belirlenmiş olması, bu toplantılarda süreklilik arz edecek şekilde örgüte yardım talep edilmiş olması, asker olan sanığın bu yapıya kendi rzasıyla dahil olması ve imamların talimatları doğrultusunda hareket ettiğinin, örgütsel toplantılar konusunda istikrarlı bir takipçi olarak düzenli himmet ödeme gayretinde olduğunun anlaşılması karşısında sanığın ögrüt üyesi olduğu kabul edilmiş ve cezalandırılmasına karar karar verildiği" anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE -Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. -Örgüt mensuplarınca örgütün amacı doğrultusunda ve örgütsel faaliyet kapsamında işlenen eylem ve faaliyetlerinin ayrıca suç teşkil etmeleri gerekmediğinden sanık müdafisinin bu hususa ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir. Dosyada bulunan tanık anlatımları ile sanığın asker mahrem yapıda yer alması, örgütsel toplantılara katılmış olması, bu toplantılara katılımının ve örgütsel faliyetlerinin süreklilik ve çeşitlilik arz etmesi, toplantıların örgüt üyesi sivil imamlar tarafından düzenlenmiş olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonraki dönemde devam etmiş olması, tanık beyanlarının birbiri ile tutarlı olması, asker olan sanığın bu yapıya kendi rızasıyla dahil olup imamların talimatları doğrultusunda hareket ettiği gözetilerek; örgütün hiyerarşik yapısına girerek silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkındaki hükümde, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılması, eylemin doğru olarak nitelendirilmesi ve kanunda öngörülen suç tipine uyması, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle ugulandığı, kanaatine varılarak diğer temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş; ancak Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'nu 58 inci maddesinin 9 uncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun 58 inci maddesinin 6 ını fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 15.03.2019 tarih ve 2019/17 Esas, 2019/579 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği hükmün üçüncü fıkrası uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili fıkrasından " maddesi yollamasıyla aynı yasanın 58/6." ibaresinin tümüyle çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi' ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16200, K. 2023/904, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16200-e-2023-904-k-a131a59b929b