Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16145 E. 2023/919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16145
- Karar No
- 2023/919
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1259 - 2019/222 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/249 Esas, 2018/64 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/1259 Esas, 2019/222 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet başsavcı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanıktan ele geçirilen dijital eşyaların Bylock tespiti yapılan telefona ait IMEI numarası ile eşleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanunun 134. maddesi uyarınca teknik analiz işlemleri tamamlanmadan beraat kararı verilmiş ise de; Bylock tespiti yapılan IMEI numarası eşleşmese bile sanığın dijital eşyalarında başkaca örgütsel delillerin elde edilebileceği göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla dijital eşyaların inceleme sonuçları beklenilmeden beraat kararı verilmesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "ByLock tespiti yapılan (...) (...) 11 02 numaralı sanık adına kayıtlı, sanığın kullanımında olan hattın MİT tarafından güncellenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen "TÜRKİYE MOR BEYİN" isimli listenin 4247. sırasında yer aldığı ve suça konu bu hatta ByLock kullanımı olmadığının tespit edildiği; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/5231 iddianame nolu iddianamesinin incelenmesinde sanık hakkındaki iddianın sadece (...) (...) 11 02 nolu hatta ByLock kullanımına dair olduğu bunun dışında sanık hakkında herhangi bir örgütsel eylemden söz edilmediği, ByLock kullanıldığı iddia edilen (...) (...) 11 02 nolu hattın kullanıldığı cihazın IMEI numarasının 358506044025686 olduğu ancak 03.10.2017 tarihli arama el koyma tutanağının incelenmesinde ise "357507052573525" IMEI numaralı farklı telefona el konulduğunun anlaşılması ve sanık hakkında ByLock dışında başkaca bir iddia bulunmaması nedeniyle dijital materyalların incelenmesi için Siber Suçlar Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkerenin beklenilmesinden; hakkında ByLock iddiası dışında iddia ve buna ilişkin delil sunulmayan sanığın ByLock kullandığı iddia edilen telefon dışında başka dijital materyallarinden çıkabilecek örgüte, liderine ya da mensuplarına ait resim, video paylaşımı ya da yazılı içeriğin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin örgüt üyeliğine yönelik; bu tür paylaşımların sempati olarak değerlendirilebileceği üyelik suçunun sübutu için yeterli olmayacağı örgüt üyeliği suçunun oluşabilmesi için kişinin örgüt ile organik bağ içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin bulunması hususundaki yerleşik içtihatları nazara alındığında sanığın dijital materyallerinden çıkacak bu tür paylaşımların suçun sübutu yönünde dosyaya yenilik sağlamayacağı kanaatine varılarak bu yöndeki ara kararından vazgeçilmiş, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraatine" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE B bendinde belirtilen nedenlerle Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanunun 156. maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanunun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanunun 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmiş ise de, 5271 sayılı Kanunun 290. maddesi içeriğine göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Dosyada mevcut deliller ve sanık savunmasına göre; ByLock tespiti yapılan sanık adına kayıtlı (...) (...) 11 02 numaralı GSM numarasının "mor beyin" listesinde yer aldığının ve suça konu hatta ByLock kullanımı olmadığının tespit edildiği, sanık hakkındaki iddianın sadece (...) (...) 11 02 nolu hatta ByLock kullanımına dair olduğu, bunun dışında sanık hakkında herhangi bir örgütsel eylemden söz edilmediği, ByLock kullanıldığı iddia edilen (...) (...) 11 02 nolu hattın kullanıldığı cihazın IMEI numarasının 358506044025686 olduğu, ancak arama el koyma tutanağına göre sanıktan "357507052573525" IMEI numaralı farklı telefona el konulduğunun anlaşılması ve sanık hakkında ByLock dışında başkaca bir iddia bulunmaması nedeniyle dijital materyalların incelenmesi için Siber Suçlar Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkerenin beklenilmesinden; hakkında ByLock iddiası dışında iddia ve buna ilişkin delil sunulmayan sanığın ByLock kullandığı iddia edilen telefon dışında başka dijital materyallarinden çıkabilecek örgüte, liderine ya da mensuplarına ait resim, video paylaşımı ya da yazılı içeriğin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin örgüt üyeliğine yönelik; bu tür paylaşımların sempati olarak değerlendirilebileceği üyelik suçunun sübutu için yeterli olmayacağı örgüt üyeliği suçunun oluşabilmesi için kişinin örgüt ile organik bağ içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin bulunması hususundaki yerleşik içtihatları nazara alındığında sanığın dijital materyallerinden çıkacak bu tür paylaşımların suçun sübutu yönünde yenilik sağlamayacağı kanaatine varılarak bu yöndeki ara kararından vazgeçilmesine dair ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesine dair kabulde isabetsizlik bulunmamıştır. 3. Yapılan yargılama sonunda suçun unsurlarından olan maddi unsur (kanuni tanıma uygun, hukuka aykırı fiil) yönünden oluşmadığının gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Beraat kararı verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi," dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/1259 Esas, 2019/222 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan "BERAATİNE" ibaresinden önce gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.