Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16114 E. 2023/1236 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16114
Karar No
2023/1236
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/78 E., 2018/286 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/100 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/286 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın örgüte üye olmadığına ve sanığın örgüt üyeliği suçundan cezalandırılması için yeterli delili dosya içerisinde yer almamasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 0 (506) xxx xx 89 nolu GSM hattı ile ByLock kullandığı ve 18.08.2014 ile 24.12.2014 tarihleri arasında FETÖ/PDY’nin ByLock kullanımına tahsis edilen programı 46.166.160.137 ve 46.166.164.177 nolu IP’lere 45.119 defa bağlanmak suretiyle kullandığı, 11.10.2016 tarihinde müdafii huzurunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ve kollukta vermiş olduğu ifadelerde ByLock isimli programı yüklediğini ikrar ettiği, bu nedenle sonraki aşamalarda ByLock hususundaki inkarının dikkate alınmaması gerektiği kanaatine varıldığı, yine sanığın 11.10.2016 tarihinde müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde FETÖ/PDY ye ait olan Bank ... isimli bankanın zor durumda kalması üzerine FETÖ/PDY nin sözde lideri Fetullah Gülen in talimatı doğrultusunda 2014 yılı Eylül ayında Bank ... isimli bankaya para yatırmalarının talep edildiği, kendilerinde para olmaması nedeniyle Halk Bankasından 20.000 TL kredi çekerek Bank Asyaya yatırdıklarını beyan ettiği, sanığın Bank ... isimli bankadaki hesap hareketleri incelendiğinde 11.09.2014 tarihinde sanığın Bank Asyada hesap açtığı, ay sonu itibariyle de hesap bakiyesinin 20.561,24 TL olduğnun görüldü, mezkur bankadaki hesap hareketlerinin 2014 yılı Eylül ayından 2015 yılı Haziran ayına kadar devam ettiği, mezkur tarih aralığında farklı tarihlerde çok sayıda katılım hesabı açıldığının görüldüğü, her ne kadar sanık tarafından 11.10.2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı ve kollukta müdafii huzurunda etkin pişmanlık kapsamında ifadeler verilmiş, teşhisler yapılmış ise de, sanığın yargılama aşamasında mezkur ifadelerini kabul etmemesi, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini beyan etmesi hususları nazara alındığında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu haliyle sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanmakta olduğu kriptolu haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullanmak ve FETÖ/PDY ye ait Bank ... isimli bankanın kurtarılması amacıyla FETÖ/PDY nin sözde lideri Fetullah Gülen'in talimatı doğrultusunda başka bankadan kredi çekerek Bank Asyaya para yatırmak ve katılım açmak suretiyle silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye organik olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve böylelikle üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin yer alan tespitler ışığında sanığın ByLock kullanımına tahsis edilen programı 46.166.160.137 ve 46.166.164.177 nolu IP’lere 45.119 defa bağlanmak suretiyle kullandığı, 11.10.2016 tarihinde müdafii huzurunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ve kollukta vermiş olduğu ifadelerde ByLock isimli programı yüklediğini ikrar etmiştir. 2.BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın11.09.2014 tarihinde Bank Asyada hesap açtığı, ay sonu itibariyle de hesap bakiyesinin 20.561,24 TL olduğnun görüldü, mezkur bankadaki hesap hareketlerinin 2014 yılı Eylül ayından 2015 yılı Haziran ayına kadar devam ettiği, mezkur tarih aralığında farklı tarihlerde çok sayıda katılım hesabı açıldığının görüldüğü; sanığın 11.10.2016 tarihinde müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde FETÖ/PDY ye ait olan Bank ... isimli bankanın zor durumda kalması üzerine FETÖ/PDY nin sözde lideri Fetullah Gülen'in talimatı doğrultusunda 2014 yılı Eylül ayında Bank ... isimli bankaya para yatırmalarının talep edildiği, kendilerinde para olmaması nedeniyle Halk Bankasından 20.000 TL kredi çekerek Bank Asyaya yatırdıklarını beyan ettiği anlaşılmakla sanığın iradesini terör örgütü eline bırakarak hareket ettiği ve adı geçen örgütün bir üyesi olduğu ve dolayısıyla sanığın örgütle organik bağ kurarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşması için gerekli olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. 3. Her ne kadar yargılama aşamasında sanık beyanlarında geri dönmüş ise de; sanık tarafından 11.10.2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı ve kollukta etkin pişmanlık kapsamında ifadeler verilmiş, teşhisler yapılmış olup müdafii huzurunda verilen bu beyanlara itibar edilmiştir. 4.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırılması, eylemin doğru olarak nitelendirilmesi ve kanunda öngörülen suç tipine uyması, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulanması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.11.2018 tarihli ve 2018/75 Esas, 2018/286 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16114, K. 2023/1236, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16114-e-2023-1236-k-ae1c8bfd23c5