Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/15853 E. 2023/1077 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15853
Karar No
2023/1077
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/273 E., 2018/70 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2017/532 Esas, 2018/462 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 3 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/273 Esas, 2018/70 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1- Gözaltına alındığı ve tutuklandığı tarih itibariyle sanık ile avukat görüşmelerinin kayıt altına alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, 2- Soruşurmada gizlilik kararı alınması nedeniyle sanık hakkında beyanda bulunan şahısların beyanlarına ulaşamadıklarına, 3- Soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanan sanık beyanı ile tanık beyanları arasında çelişkilerin giderilmesi yönündeki taleplerin karşılanmadığına, 4- O. M. isimli tanığın beyanlarının talimatla alınan beyanında lehe hususlar bulunmasına rağmen beyanlara gerekçeli kararda yer verilmediğine, 5- Tanık-sanık beyanları arasında çelişkinin giderilebilmesi için tarafların yüzleştirilerek ifadeleri alınması gerekirken, taleplerin karşılanmadığına ve gerekçede bu çelişkiler nedeniyle etkin pişmanlık uygulaması yapılırken sanığın aleyhine değerlendirme yapıldığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "sanık ...'ın Turgutlu ilçesinde icra müdürü olarak görev yapmakta iken KHK ile görevinden ihraç edildiği ve hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden soruşturma yapılıp mahkememize kamu davası açıldığı, sanığın kendi savunmasına göre 2006 yılında Konya Adliyesinde zabıt katibi olarak göreve başladığını, 2011 yılında da Erzurum iline icra müdür yardımcısı olarak atandığı gerek Konya ilinde gerekse Erzurum ilinde örgüt sohbetlerine gittiğini, ayrıca lise eğitimini gördüğü Afyon Bolvadin ilçesinde cemaate ait yurtta kaldığını, 17-25 Aralık sürecinden sonra sohbetlere gitmediğini, kendisi ile ilgili beyanda bulunan kişilerin 5A şeklindeki nitelendirmelerini anlamadığını, 5A'nın örgüte istihbarat toplayan kişi anlamına geldiğini, ancak kendisinin örgüte istihbarat toplamadığını, ve 5A olmadığını, bir keresinde zekat adı altında 300 TL'lik yardımda bulunduğunu, yine Konya ilinde de birkaç kez para verdiğini belirttiği, ayrıca sanığın Konya, Erzurum, Zonguldak Alaplı ilçesinde FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri hakkında kısmen bilgiler vermek sureti ile etkin pişmanlık gösterdiğinin anlaşıldığı, sanık ile ilgili O. M. ve A.Y.'nin örgüt üyeliği konusunda beyanda bulundukları anlaşılmakla; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ve örgütün talimatları doğrultusunda hareket ettiği anlaşıldığından; sanığın sübut bulan terör örgütü üyeliği suçundan eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın TCK'nın 221/4 maddesinde belirtildiği şekilde yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verip etkin pişmanlık gösterdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 221/4 maddesinin uygulanmasına, sanık hakkında sonuç olarak terör örgütü üyeliğinden TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 ve TCK'nın 221/4 maddesi gereğince cezalandırılmasına sanık ile ilgili TCK'nın 221/4 maddesi gereğince cezasından indirim yapılırken kendi beyanı ile hakkında beyanda bulunan tanıkların beyanları arasında kısmen çelişki oluşması ve beyanda bulunduğu kişiler ile bu kişilerin örgüt içerisindeki konumları hususunda kısmen beyanda bulunmuş olması dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş ve sanık ile ilgili ceza tayin edilirken devlet memurluğunun gerektirdiği sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmış olmasından dolayı takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." şeklinde gerekçelendirilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve tanık beyanları ile kendi kabulüne göre, örgütün toplantılarına katılan ve etkin pişmanlıktan yararlanarak bilgi veren sanık hakkında, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; d) Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. e) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu, örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdiği ve kovuşturma sonuna kadar özü itibariyle dönmediği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama da gözetilerek sanığın cezasında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. f) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesinin dışında sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2018/422 Esas, 2019/589 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/15853, K. 2023/1077, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-15853-e-2023-1077-k-7c0a9efce676