Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13750 E. 2024/695 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13750
- Karar No
- 2024/695
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/269 E., 2017/281 K. SUÇ : Silahlı terör örgütü propagandası yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz edilebilir olduğu, geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2017 tarihli ve 2016/442 Esas, 2017/5 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2017 tarihli ve 2017/269 Esas, 2017/281 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Teşdidin hukuka aykırı olduğuna, 2. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 3. Paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütü propandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Zincirleme suç hükümleri kapsamında sanığın son paylaşımda bulunduğu tarihte teselsül kesileceğinden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “05.07.2016” yerine “08.06.2016” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı süre 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2017 tarihli ve 2017/269 Esas, 2017/281 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.