Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11264 E. 2025/27689 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11264
- Karar No
- 2025/27689
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/116 E., 2019/240 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2018/24 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma 22.07.2016 - Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan müsnet suçu işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter derecede, kesin inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraatlerine ilişkin kararın istinaf talebinin "sanıklar hakkında TCK'nın 309. maddesi kapsamındaki suçlar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmasına yer olmadığına cümlesinin hükme eklenmesi suretiyle düzeltilerek, istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi", (sanıklar...... Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın müsnet suçu işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter derecede, kesin inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraatlerine ilişkin katılanın istinaf başvurusunun katılanın kararı istinaf etme yetkisi bulunmadığından reddi, Sanıklar ... ve ... ile ilgili terör örgütü üyeliğine dair hüküm bölümünün " her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı TCK'nın 314/2. maddesinden cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması dolayısıyla sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine" cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek, istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi Sanıklar ... ve ...'nın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3. maddesi delaletiyle 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, Samsun bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı emniyet genel müdürlüğü vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, iade, ret, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ..., ..., ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, I- Tüm sanıklar bakımından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan T.C. Cumhurbaşkanlığın temyiz başvurusunun incelemesinde; A- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... bakımından bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan katılan vekilinin istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla ilgili verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." düzenleme uyarınca itirazı kabil kararlardan olması karşısında; kararların temyiz kabiliyeti bulunmadığından, bu hükme yönelik temyiz talebine ilişkin olarak dosyanın İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE, II- Tüm sanıklar bakımından anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan T.C. Cumhurbaşkanlığın temyiz başvurusunun incelemesinde; Sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar, CMK'nın 223 üncü maddesine göre hüküm niteliğinde olmayıp temyizi kabil kararlar mahiyetinde öngörülmediğinden tebliğnamedeki hükmün onanması görüşüne iştirak edilmemiştir. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar, CMK'nın 223 üncü maddesine göre hüküm niteliğinde olmayıp temyizi kabil kararlar mahiyetinde öngörülmediğinden bu suça ilişkin katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 296/1 ve 298/1 inci maddeleri uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, III- Sanık ... bakımından anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik emniyet genel müdürlüğünün temyiz başvurusunun incelemesinde; Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan emniyet genel müdürlüğünün 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; IV- Sanıklar ..., ..., ... bakımından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunun incelemesinde; A- Sanıklar ... ve ... bakımından; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanıkların, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanıkların ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS marifetiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kanun yolu aşamalarında dosyaya gönderildiği anlaşılan birlikte analiz raporu (BAR), emniyet mahrem analiz raporu (EMAR) ile etkin pişmanlıktan faydalanmaya yönelik olarak sanık ... hakkında anlatımda bulunan .... .'nin ifade ve teşhis tutanaklarının incelenerek anılan şahsın bizzat huzurda yahut SEGBİS marifetiyle tanık olarak beyanlarına başvurulup tüm bilgi ve ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi gereğince sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu, B- ... bakımından; Kanun yolu aşamalarında dosyaya gönderildiği anlaşılan birlikte analiz raporu (BAR), emniyet mahrem analiz raporu (EMAR), etkin pişmanlıktan faydalanmaya yönelik olarak sanık hakkında anlatımda bulunan...,...,............nin ifade ve teşhis tutanaklarının incelenerek anılan kişilerin bizzat huzurda yahut SEGBİS marifetiyle tanık olarak beyanlarına başvurulup tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcsının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.